|
Tweet |
ÜRETİM ALANLARINDA DA SORUN VAR!
MMO Antalya Şube Başkanı Devrim Kılıç, Antalya’da sadece depoların değil; üretim alanları, fabrikalar ve tarımsal üretim alanlarındaki uygunsuz konaklama amaçlı yapılar nedeniyle de sıkça yangınlar çıktığına şahit olduklarını belirtti. İmarsız alanlarda, kente yakın tarım alanlarında kontrolsüz, projesiz ve ruhsatsız şekilde yapılan ve kullanılan bu yapıların getirdiği tehlikeyi anlatan Kılıç; bu yapılan kamu güvenliği, bunun yanında can ve mal güvenliği açısından da çok ciddi tehlike oluşturduğunu hatırlattı.
YANGIN HABERİ SIKLAŞACAK!
Yaz aylarının gelmesi ile çalışan dikkatinin azalacağı, sıcaklar ile teçhizat ısı yükselmesi yaşanacağı ve yangın riskinin yükseleceğini aktaran Kılıç, depo ve endüstriyel üretim tesislerinin bulunduğu noktalar ile ilgili bilgiler verdi. Başta Kırcami, Altınova, Çakırlar, Aksu civarı, Alanya yolu çevresi, Manavgat ve civarı olmak üzere kentimizde birçok plansız ve kontrolsüz depo ve üretim alanın bulunduğunu belirten Kılıç, “Bir an önce önlem alınmadığı taktirde maalesef her gün yangın haberleri almaya devam edeceğiz. Çözüm ise aslında çok basit; bahse konu alanlar öncelikle tekniğine ve imar planlarına uygun, uzman mühendislerce projelendirilmiş, yangın risk ve yönetmeliklerine uyumlu ve ruhsatlı olmalıdır” diye konuştu.
DENETİM SIKLAŞMALI!
Ülkemizde özellikle ruhsatsız ve yangın yönetmeliklerine uygun olmayan pek çok yapının bulunduğunu söyleyen Kılıç, bunların yoğun denetim ile acilen tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Fabrika ve üretim alanlarının kesinlikle projelerine uygun şekilde, ruhsata ve izne tabii yapılması, ruhsattaki amaca uygun kullanılması gerektiğine vurgu yapan Kılıç, özellikle imarsız alanlarda yapılan ve kiralanan depoların getirdiği risklerden bahsetti. Gelir elde etmek için imarsız alanlara yapılan devasa boyuttaki depo amaçlı binalarda yangın güvenlik sistemleri için alt ve üst yapı olmadığına dikkat çeken Kılıç, konuya dair şunları söyledi. ‘Bu tip depolar derme çatma, sadece etrafı ve üstü kapatılmış alanlar olarak yapılıyor. İçinde hangi ürün ve malzemenin depolanacağı sorgulanmadan kiralanıyor. Yaşan aşırı ısı ve yük nedeniyle elektrik alt yapıları tehlike saçıyor. Yetersiz trafo, uygun olmayan panolar, yetersiz kalitede malzeme, seçimi tehlikeye davetiye çıkartıyor. Ucuza mal edilmiş depolar büyük risk oluşturuyor.’
DEPOLARDA YANGIN SÖNDÜRME ÖNLEMLERİ YETERSİZ!
Açıklamasında depo ve buna benzer alanlarda yangın söndürme teknik ve teçhizatlarının yetersiz olduğunu anlatan Kılıç, kamuoyu olarak otel yangınları ile ilgili tedbir ve denetimlerin ön planda tutulduğunu, diğer tehlikeli alanların ise unutulduğunu kaydetti. ‘Depo, fabrika, tarımsal üretim alanlarında her türlü insani yangın önlemlerinin alınması’ gerektiğini işaret eden Kılıç, açıklamanın devamında şunları söyledi. ‘‘’Yangın algılama ve söndürme tesisatlarının yürürlükteki yangın yönetmeliklerine uygun olarak uzman mühendisler tarafından projelendirilmesi, yetkin kişiler tarafından uygulanması ve uygunluğunun ilgili otoritelerce denetlenmesi büyük önem arz ediyor. Özellikle yapıların yangın risk sınıfı belirlenmeli; pompa, su deposu, sprinkler tipleri ve boru çapları bu risk sınıfının gerektirdiği ölçü, standart ve kapasitelerde olmalıdır. Kullanılan tüm malzemeler uluslararası standartlara uygun tutulmalıdır. Örneğin; seramik depoladığınız depo alanı ile otomobil lastiği depoladığınız alanda aynı sprinkler başlığını kullanamazsınız veya aynı boru çapı yüksek tehlike sınıfı depolama alanı için yetersiz kalacaktır.” Dedi.
GÖSTERMELİK SİSTEM OLMAZ!
‘Ülkemizde sistemin kurulu olmasının bu sistemlerin çalışıyor olduğunu göstermemektedir’ diyerek geçmişte yaşanan sıkıntıları da hatırlatan Kılıç, Bu sistemlerin sadece kurulmuş olmasının yeterli olmadığını söyledi, gerekli aralıklarla çalıştığının test edilmesi ve yılda en az bir defa periyodik kontrollerinin akredite kurum veya kuruluşlarca yapılması gerektiğinin önemini vurguladı. Kılıç, “Milyonlarca lira harcanarak kurulan ve kurulacak olan yangın sistemleri sadece göstermelik olarak yapılmamalı, ihtiyaç olduğunda mutlaka çalışacak şekilde kurgulanmalı ve kurulmalıdır. Belki de hiçbir zaman kullanılmayacak bir yatırım olmasına rağmen ihtiyaç halinde mutlaka amaca hizmet etmeli, işe yaramalıdır. Öncelikle can sonra da mal güvenliği hiçbir zaman elden bırakılmamalıdır. Bu vesile ile bir kez daha vurguluyoruz: Can güvenliğinin maliyeti olmaz.’’ ifadelerini kullandı.
Kaynak: Akdenizde Yeni Yüzyıl