<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SAĞLIK - Antalya Haber - AntalyaBurada - Antalya Haberleri</title>
<link>https://antalyaburada.com/saglik/</link>
<description>sağlık ile ilgili güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://antalyaburada.com</copyright>
<image>
<title>https://antalyaburada.com</title>
<url>
https://antalyaburada.com/images/genel/aaaa.png
</url>
<link>https://antalyaburada.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Chp’li Av. Cavit Arı: “Antalya’da Hastaneler Yük Altında Kaldı.”</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/chp-li-av-cavit-ari-antalya-da-hastaneler-yuk-altinda-kaldi.jpg" width="250"><br><p>Sağlık Bakanlığı’na verdiği soru önergesi ve yaptığı açıklamalarla, yeni hastaneye ilişkin belirsizlikleri, bölgedeki hasta yükünün diğer sağlık kuruluşlarına kaydığını ve MHRS sisteminde ciddi yoğunluk yaşandığını belirterek, net bir proje ve takvim açıklanmamasının ise kamuoyunda “alanın rant amaçlı kullanılabileceği” yönündeki endişeleri artırdığını ifade etti.<br />
<br />
<strong>Söz Verildi Ama Somut Adım Yok</strong><br />
Antalya’nın en köklü ve kritik sağlık kuruluşlarından biri olan Atatürk Devlet Hastanesi’nin “çürük raporu” gerekçesiyle kapatılmasının ardından geçen sürede, kamuoyuna verilen sözlerin yerine getirilmediğini belirten Arı, konunun takipçisi olduklarını vurgulayarak şunları söyledi;<br />
<br />
“Atatürk Hastanesi’nin kapatılmasıyla birlikte, yeni hastane yapılana kadar hem vatandaşlarımız hem de kamuoyu sürece ilişkin ciddi bir endişe yaşamaktadır. Özellikle hastane arazisinin rant amaçlı kullanılabileceğine dair kaygılar, proje başlayana kadar devam edecektir.<br />
<br />
Öte yandan, planlanan yeni hastanenin bir an önce tamamlanması büyük önem taşımaktadır. Çünkü Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde randevu bulmak zorlaşmış, acil servislerde yoğunluk artmıştır. Hem vatandaşımız hem de esnafımız mağdur durumdadır. Biz bu konuyu unutturmayacağız ve gündemde tutmaya devam edeceğiz.” dedi<br />
<br />
<strong>Hastanelerde Yoğunluk</strong><br />
Arı açıklamasına devamla; “Antalya’da bir süredir yoğun bakımlarda yer bulmak neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Daha önce zaman zaman boşalma yaşanan yoğun bakımlarda artık yer bulunamamakta; hatta normal servislerde bile yatak bulmak giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle hastaların acil servislerde bekletildiği yönünde bilgiler gelmektedir.<br />
<br />
Sağlık çalışanları ve hastane idarecileri ellerinden geleni gayreti gösterdiklerini biliyoruz. Ancak mevcut yatak kapasitesinin yetersizliğinin ciddi bir tıkanıklığa yol açmaktadır. Böyle bir ortamda, Antalya’nın merkezinde yer alan Atatürk Devlet Hastanesi’nin (eski SSK) kapatılması mevcut yükü daha da artırmıştır.<br />
<br />
Yıllarca Antalya’ya hizmet veren bu hastanenin faaliyette olmaması, hastaların diğer sağlık kuruluşlarına yönelmesine neden olmuştur. Bu alanın yeniden bir hastane olarak değerlendirilmesini talep ettiklerini ve yeni hastane inşaatına başlanmadan önce mevcut hastanenin kapatılmaması gerektiğini defalarca dile getirdik.<br />
<br />
Öte yandan, açılacağı belirtilen Aksu Hastanesi’nin hâlâ faaliyete geçmemiş olması, mevcut hastanelerin yoğun bakım ve servislerindeki doluluğu daha da artırmıştır. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin onkoloji servisinde koridorların hasta ve hasta yakınlarıyla dolu olduğu, adeta nefes alınamayacak bir ortam oluştuğu ifade edilmektedir.<br />
<br />
Yaşanan sıkıntının en önemli sebeplerinden birinin, kapatılan Atatürk Devlet Hastanesi’nin hastalarının diğer hastanelere yönelmek zorunda kalmasıdır. Bu gelişme tamamen idarenin öngörü eksikliği ve planlama hatasının bir sonucudur” dedi.<br />
<br />
<strong>Önergede 3 Kritik Soru</strong><br />
Arı tarafından Sağlık Bakanı’na sunulan önergede şu soruların yanıtlanması istendi:<br />
Hastanenin yıkımının ardından yapılması planlanan yeni sağlık tesisine ilişkin onaylanmış bir proje var mı? İhale süreci hangi aşamada?<br />
Yeni hastane için ayrılmış somut bir bütçe kalemi bulunuyor mu?<br />
İnşaatın başlama ve tamamlanma takvimi nedir? Hastane ne zaman hizmete açılacak?<br />
<br />
<strong>Takipçi Olmaya Devam Edeceğiz</strong><br />
Cavit Arı, Antalya’nın sağlık altyapısının korunması gerektiğini vurgulayarak, Bakanlıktan gelecek yanıtın takipçisi olacaklarını ve konuyu gündemde tutmaya devam edeceklerini belirterek açıklamasını tamamladı.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/chp-li-av-cavit-ari-antalya-da-hastaneler-yuk-altinda-kaldi/24217/</link>
<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 17:13:49 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Andeva Grup 30. Yılı nedeniyle iftar programı düzenledi.</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/andeva-grup-30-yili-nedeniyle-iftar-programi-duzenledi.jpg" width="250"><br><p>Kurum çalışanlarının ve ailelerinin katılımıyla gerçekleşen program, samimi bir ortamda birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren güzel bir buluşmaya sahne oldu.</p>

<p><strong>SEMAZENLİ İFTAR</strong></p>

<p>Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen iftar, bu yıl 30. Yıl olması nedeniyle daha özel bir programa evrildi. Semazenlerin ney eşliğindeki performansları ilgiyle izlenirken, iftar katılımcıları tarafından takdir topladı.</p>

<p><strong>ENVAR 30 YAŞINDA</strong></p>

<p>Programda bir konuşma yapan Andeva Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hidayet Atay, özel Envar Okulları’nın 30 yılı geride bırakarak Antalya’da kurulmuş en köklü eğitim kurumu olma özelliğini sürdürdüğünü ifade etti. Atay, bu uzun ve kıymetli yolculukta yüzlerce eğitim gönüllüsünün emeği ve katkısı bulunduğunu vurgulayarak, bugün görev yapan ekip arkadaşlarıyla birlikte Envar Okulları’nın geleceğe emin adımlarla yürümeye devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Otuz yıllık süreçte kuruma emek veren tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Yönetim Kurulu Başkanı Atay, bu yolculuğun yalnızca bir kurum hikâyesi değil, aynı zamanda ortak bir ideal ve emek birlikteliği olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ailelerin ve çocukların da katıldığı iftar programı, karşılıklı sohbetlerin, sıcak muhabbetlerin ve güzel bir kaynaşma ortamının oluşmasına vesile oldu. Program, çalışanlar ve aileleri arasında birlik ve dayanışmayı güçlendiren anlamlı bir buluşma olarak tamamlandı.</p>

<p>Andeva Grup, 30 yıllık birikimi ve tecrübesiyle eğitim alanında Envar Koleji, inşaat ve Ankar bünyesindeki inşaat malzemesiyle ambalaj alanlarındaki çalışmalarını sürdürürken, önümüzdeki yıllarda da aynı azim ve kararlılıkla hizmet etmeye devam etmeyi hedeflemektedir.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/andeva-grup-30-yili-nedeniyle-iftar-programi-duzenledi/24197/</link>
<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 23:29:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Akdeniz Üniversitesi'nden kanser tedavi müjdesi.</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/akdeniz-universitesi-nden-kanser-tedavi-mujdesi.jpg" width="250"><br><p><strong>TÜRKİYE’DE İLK</strong></p>

<p>Türkiye’de ilk olan merkezin açılmasıyla birlikte Türkiye, dünyada bu tekniği uygulayan 8'inci ülke konumuna yükseldi. Merkezin ilk hastasını 15 Nisan'da kabul etmesi planlanıyor.</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, düzenlenen basın toplantısıyla merkezi tanıttı. Toplantıda, yurt dışına yönelik yüksek maliyetli tedavi bağımlılığını ortadan kaldıracak yerli ve milli altyapının detayları paylaşıldı. Toplantıya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Sözen ve Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete ve akademisyenler katıldı.</p>

<p><strong>CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN DESTEKLERİYLE</strong></p>

<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “14 Mart Tıp Bayramı arifesinde birçok kanser hastasını ve kanser hastası yakınının dört gözle beklediği bir haberi müjdelemek üzere bir aradayız. Ben bu anlamda hakikaten çok heyecanlıyım. Çünkü şu anda Akdeniz Üniversitesi ve Türkiye için çok önemli bir an, tarihi bir gün olduğunu düşünüyorum. Biliyorsunuz biz 5 yıl önce göreve başladık. 5 yıl önce göreve başladığımız zaman bizim Ömer Hocayla merak ve ilgi alanımız olan transplantasyon ve kanser ile ilgili planlarımız vardı. Biz o planı Sayın Cumhurbaşkanımıza açtığımız zaman hemen incelikle destek verdi. Şu anda bulunduğumuz bina da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın destek verdiği projenin binası. Bu anlamda kendisine canı gönülden çok teşekkür ediyorum. Hastalar, hasta yakınları adına şükranlarımı sunuyorum. Akdeniz Üniversitesi olarak biz her zaman ilklere imza atmak için çok büyük bir gayret gösterdik.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>YÜZDE 95 BAŞARI ORANI</strong></p>

<p>Yeni tedavi yöntemi hakkında bilgi veren Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde, özellikle de tedavileri başarısız olunan hastalar için yeni bir tedavi yöntemi var. Dünyada 7 merkez bu yöntemi kullanıyor. Çok yeni bir metot bu. Türkiye de Akdeniz Üniversitesi ile dünyada bunu gerçekleştirebilen 8. ülke oldu. Yüz binlerce dolarlık bir tedavi bu. Artık ülkemizde bunu yapabileceğiz. Bu tedavide hastaların kanları alınarak güçlendirilerek tekrar kendilerine çeşitli metotlarla iade ediliyor. Yüzde 95 oranında başarılardan bahsediliyor. Bu çok yüksek bir oran. Bu anlamda da çok heyecanlıyız biz. ”diye konuştu.</p>

<p><strong>TAMAMEN TÜRKİYE’DE YAPILACAK</strong></p>

<p>Tedavi için kanın tamamen Türkiye’de işleneceğini belirten Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Türkiye’de bazı merkezler kanı alıp yurtdışına gönderiyorlar. Biz ise kanı alacağız, tamamen burada muamele edilecek, metotlarla değiştirilecek, güçlendirilecek ve yine burada o kan, o hastaya verilecek. Bence en kıymetli kısmı bu.  Yerli ve milli olması burada önemli. Hem hastaların başarı oranları çok yükseliyor aynı yerde yaptığımız için. Hem de çok daha ucuza yurtdışına göre. İnsanların kalkıp Amerika'ya gitmesine gerek kalmıyor. Ki çok ciddi bütçeler bunlar, 100 bin dolar, 200 bin dolardan bahsediyorum. Artık bunlara gerek kalmayacak.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>HÜCRELER ÇOĞALTILACAK</strong></p>

<p>Geliştirdikleri metodu başka tedavilerde de uygulamayı planladıklarını belirten Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Bir heyecanımız da bu yöntemi sadece kan kanserleri için değil, başka tedavilere de uygulamayı planlıyoruz.” dedi. Bu tedaviyi Türkiye'de yerli milli olarak uygulamanın gururunu yaşadıklarını anlatan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “14 Mart olması vesilesiyle bu projeyi Türkiye için kanını feda eden şehitlere, gazilerimize ithaf etmek istiyorum. Onların açtığı yollarda biz yürüdük. Bu anlamda hem 14 Mart'ımız, hem 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günümüz kutlu olsun.” dedi.</p>

<p><strong>5 YILLIK BİR ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ</strong></p>

<p>Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise çalışmaların 5 yıl önce başladığını belirterek, “CAR-T tedavisinin merkezi, bu binada artık hizmete başlamış olacak. Bugün itibarıyla tüm altyapısı, ekipmanları tamamlanmış, teknoloji transferi tamamlanmış ve AR-GE için tüm altyapısını tamamlamış bulunuyoruz. Kısa bir şekilde bahsedersek bu bir immünoterapi tedavisi. Şu ana kadar ülkemizde yapılmayıp daha çok hastaların dışarıya gönderildiği veya hastaların kanlarının gönderilip getirildiği bir tedavi yöntemiydi. Bu aşamada hastanın kanları alınacak. Bir şekilde laboratuvarda savaşan akıllı hücrelere dönüştürülecek, genetik olarak programlanacak, eklemeler yapılacak, çoğaltılacak ve hastaya verilmesi sağlanacak. Bu bir süreç, yaklaşık 8-10 gün kadar süren bir süreç sonunda hastaya tedavisi planlanacak. Bu kısım mutfak kısmı olacak, diğer kısım da klinik kısmını da arkadaşlarımız tedaviyi uygulayacak.” dedi.</p>

<p><strong>İLK HASTA 15 NİSAN DA</strong></p>

<p>İlk hastanın 15 Nisan’da alınacağını belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, “En önemli kısmı bahsettiği gibi en son teknolojik olan teknolojinin, proteinin bu laboratuvarda olması. Başarı oranının yüzde 95'in üzerinde olmasını bekliyoruz. Bu ne demek? Tedavisi zaten başarısız olan insanlarda yüzde 95'in üzerinde. Ve CAR-T diye bilinen, mucize diye bilinen, şu anda günümüzdeki en güncel tedavinin bir laboratuvarda olmuş olması çok önemli. Bu gördüğünüz binadaki laboratuvar o kısmın, binanın yüzde 25'ini içerecek. Diğer kısmı neleri içerecek? İleriki dönemde inşallah çok çok iyi bilinen, maalesef çok kötü olan bir prognozu yani seyri olan beyin kanseri gibi tümörler için de inşallah kısa zaman içerisinde o proteinin transferini, AR-GE'sini yapmış olacağız. Bu laboratuvarları daha geliştirmeye devam edeceğiz. Aslına bakarsanız çok önemli bir günde, anlamlı bir günde bu müjdeyi vermiş oluyoruz. Bir 5 yıllık emeğin de inşallah meyvesini alacağız. Bugün itibarıyla tüm ekipmanlar yerleşti. 1 Nisan itibarıyla validasyonu ve ruhsatlandırmasının inşallah tamamlanmasını bekliyoruz ve 15 Nisan itibarıyla de ilk tedavimizi almayı planlıyoruz.” diye konuştu.</p>

<p><strong>HEM ÜLKEMİZ HEM DE YURT DIŞI HASTALARI İÇİN BİR UMUT</strong></p>

<p>Hem ülkemizdeki hem de yurtdışındaki hastalar için merkezin önemine değinen Prof. Dr. Ömer Özkan, “Kan kanseri tabii yani uzmanlık alanı, ilgili hocalarımızın öncelikli olarak oldukça yaygın bu önemli hastalık. Zaten bildiğiniz bir şey, bunun için birçok kuruluş kurulmuş durumda. Tedavide aslına bakarsanız çok ileri gidildi ama maalesef bazı hastalarda ne yaparsanız yapın hem komplikasyondan hem tedavinin yetersizliğinden kaybettiğimiz hastalar var. Bu tabii ki acı bir olay. Hem tedavisi olan bir hastalık diyoruz ama maalesef bu nedenle kaybettiğimiz hastalar var. Onlar için önemli bir tedavi yöntemi olacak, kurtuluş yolu olacak inşallah. Hem ülkemizdeki hastalara hem de yurt dışından, özellikle bizim yurt dışına gönderirken artık yurt dışından bu hastaları kabul etme imkanımız olacak. Burada bizim en yakın merkezimiz, bize İsrail buradaki en yakın. Ama Orta Doğu'da, o çevremizdeki bölgeler neticesinde birçok ülkeden bu hastaların gelme imkanı var.  Şimdi vücutta aslına bakarsanız kanserle savaşan hücreler var. Ama bu hücreler bazen yetişemiyor, ya miktar olarak yetişemiyor ya da güçlü olamıyor. Bu hücreleri, ben anlaşılacak şekilde anlatayım; hücreleri alacağız, savaşan hücreler alınıyor. Bu hücreler laboratuvarda genetik olarak değiştirilip, o kanser türüne doğru savaşabilecek ekler ekleniyor, bunlara reseptörler, antijenler deniyor. Bunlar eğer yeterli miktara geldikten sonra çoğaltılması sağlanacak. Bunun için reaktörler var, her makinenin ayrı bir reaktörü olacak. Bu makineden bizde dört tane olacak şu an için. Şu an için yeterli olduğunu düşünüyoruz, gerekirse artacak. Daha sonra bu hücreler milyonlarca kez çoğaltılacak.” İfadelerini kullandı.</p>

<p><strong>DONDURMA AŞAMASI OLMADAN VERİLECEK</strong></p>

<p> Tedavide hiçbir şekilde dondurma olmayacağını belirten Prof. Dr. Özkan, “Taze olarak hastalara hiçbir şekilde dondurma aşaması olmadan verilebilecek. Kişiselleştirilmiş bir tedavi olacak. Çok az bir kemoterapi gerekecek ve bunun dışarısında çoğunlukla bir immünoterapi türü, yani kişiselleştirilmiş, kişiye özel bir kanser tedavisi olacak. Aslında son yıllarda bildiğiniz akıllı ilaçlar, immünoterapi diye bilinen şeyler, o kemoterapilerin yan etkilerini azaltmak için çoğaldı. Kemoterapi güzel bir şey ama maalesef sağlıklı hücreleri de etkiliyor. Bundaki amacımız sağlıklı hücrelere zarar vermeden tedaviyi sağlamak. Tabii bunun da az miktarda olsa yan etkileri var, onlar için de önlemleri almamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>DEVLET İMKANIYLA KURULDU</strong></p>

<p> Laboratuvarın devlet imkanları ile kurulduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Ömer Özkan, “Şu anda dediğim, bu sadece bizim bu binanın yüzde 25'ini karşılıyor. Talep olduğu sürece biz bunu 4 katına kadar artırırız ki, şu andaki hedefimiz yıllık 100 hasta, minimum. Ki bu 150'ye kadar şu anki zaten teçhizatla çıkartılabilir. Ama bunların dediğim gibi reaktörlerde hücrenin çoğaltılması işleminin tamamlanması 7 gün gibi planlanıyor bizim aldığımız sistemde. Bazı hastalarda 9-10 güne kadar çıkabilir ama dediğim gibi bizim aylık 10-12 hasta alma potansiyelimiz var. Ama bunu 4 katına kadar da çıkartma potansiyelimiz var. Taleplere göre Çünkü pahalı bir tedavi. Biz bunu yurt dışına göre çok daha ucuz yaptırmayı planlıyoruz inşallah, hesaplarımız öyle gösteriyor. Çünkü yerli üretim imkanlarımızı. Tamamıyla devlet imkanlarıyla kurulmuş bir laboratuvar ve üniversitenin imkanlarıyla da oluşturulmuş bir tedavi yöntemi olacak. Çünkü tamamen bizim bilimsel araştırma projelerinin altyapısıyla oluşturulmuş bir teçhizat ve teknoloji transferi oldu. Çocuklarda daha çok lösemi görülüyor zaten. Onlara tedavisi başarılı şekilde yapılıyor ama erişkin hastalarda büyük sorun var. Onlar inşallah çözülecek. Bizim AR-GE kısmında da inşallah biz diğer kısımlarda mutlaka o çalışmayı düşünüyoruz ama bizim zaten en kısa hedefimiz de beyin kanseriyle olan kısmı şu an için” dedi.</p>

<p><strong>TEKNOLOJİ TRANSFERİNİ KORE’DEN YAPTILAR</strong></p>

<p>Teknoloji transferini Kore’den yaptıklarını belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, “Teknoloji transferini biz Kore'deki Amerikan firmalarından yaptık. Bilinen bir firmadır. Şu anda dünyada proteinlerin isimleri var arkadaşlar, anlayın diye söyleyeyim. Belli firmaların, Novartis, bilinen firmalar vardır, bunların proteinleri çok iyi bilinir. Çin firması var, Amerikan, Kore firmaları vardır. Bizim kullandığımız Kore merkezi, Amerikan firmasıdır. Buradan yaptığımız teknoloji transferini kullanıyoruz. Bunun özelliği nedir? En son AT101 denen bir protein bağlanacak bizim hücrelerimize. Bu şu anda bilinen, yayınlanan, en yüksek tedavi oranlı, en az komplikasyon belirten protein olacak. Güzelliği bu. O nedenle bu firma içeride bize AR-GE yapılma imkanı sağlayacak.” Şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>EN ZOR DURUMDA OLAN HASTAYA ÖNCE BAŞLANIR</strong></p>

<p>Tedavinin mevzuatı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ömer Özkan, “Ülkeden kan çıkışı, aslına bakarsanız çok legal bir durum değil şu an için. Mecburiyet kanser nedeni gönderilmiş olsa bile mevzuata aykırı. Dışarı gönderilmesi tamamıyla, tüm tedaviler burada gerçekleşecek, dışarıya herhangi bir örnek gönderilmeyecek şu an için. Çok hastamız var, tabii biz hani hasta özelinde seçme önceliğimiz yok. En zor durumda olan hastalara ilk önce başlanır, en adil şekilde hocalarımız belirleyecek inşallah. Hani hasta ayrımı yapma gibi bir şeyimiz yok. Zaten en kısa şekilde yapacağız inşallah. Burada tabii Sağlık Bakanlığı'nın önemli katkısı var. TİTCK dediğimiz ruhsatlandırma yapan merkezin zaten kontrolünde de yapılmış bir laboratuvar burası. En kısa sürede ruhsatlandırması ve tedavisi, önce validasyon dediğimiz sistemi bir 10-15 gün kadar alacak. Onun için 15 Nisan bekliyoruz.” açıklamalarında bulundu.</p>

<p><strong>TÜRKİYE’DE BÖYLE NİTELİKLİ TESİS DAHA KURULMADI</strong></p>

<p>TCT Sağlığı Temsil eden Erkan Vankan, “Yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığımız bir proje. Ekip olarak Türkiye'deki ilaç AR-GE'si ve sağlık teknolojileri alanında çalışıyoruz. CAR-T tedavileri, modern tıbbın geldiği en ileri tedaviler. Ancak maalesef günümüzde ve Türkiye'mizde böyle nitelikli üretim tesisi daha kurulmadı. Dolayısıyla bu ilk kurulduğu için, önce Akdeniz Üniversitesi'ne hayırlı olmasını temenni ediyorum ve bütün vatandaşlarımıza, Türkiye Cumhuriyeti'ne de hayırlı olsun. Burada kurulan tesis, yaklaşık 360 metrekare içerisinde, GMP gerekliliklerine uygun olarak tasarlandı. B class üretim alanı, C class üretim alanı ve C class 3 adet kalite kontrol ve mikrobiyoloji alanlarını kurguladık. Burada damardan damara full kontrol sağlayabileceğimiz dijital izleme sistemleri ile bunu oluşturduk. Amacımız bu tedaviyi bağımsız olarak, bireysel tedavi olduğu için hastadan hastaya sapma olmadan üretilmesini sağlamak. Kapasitemiz de dediğiniz gibi yılda 100 hastalık bir kapasite kurulmuş durumda.” dedi.</p>

<p><strong>BÜTÜN HASTALARA ŞİFA OLUR</strong></p>

<p>Tedavi yöntemi hakkında bilgi veren Vankan, “Aslında CAR-T prosesinden basit olarak anlatmam gerekirse, aferez sonrasında hastadan alınan bağışıklık T hücrelerinin kontrollü koşullarda üretim alanına alınması ile bu süreç başlıyor. Biz burada Cytiva'nın Flex Factory platformunu kurduk. Bu platform dünya standartlarında, mevcut ticari ürünlerin üretiminde kullanılan bir standarttır. Burada, tüm kapalı sistem eşliğinde aferez ile alınan kan örnekleri yıkama, izolasyon işlemlerine tabi tutulur ve bağışıklık T hücrelerinin izolasyonları yapılır. Akabinde  bunları biz vektörle muamele ederek savaşçı hale getirmeyi amaçlıyoruz. Ve bu savaşçı hale getirdikten sonra da iç odada, üretim odamızda, sayılarını hastaya verilecek seviyede çoğaltıyoruz. Bütün işlem burada geçen işlem. Üretim işlemi 7 gün, hastadan hastaya geçen süreyi de yaklaşık 20 gün olarak kurgulamış bulunmaktayız. Umarım bütün hastalarımıza şifa olur burada üretilecek ürünlerimiz.” dedi.</p>

<p><strong>8. OLMAYA ADAYIZ</strong></p>

<p>Dünyada 8. Olmaya aday olduklarının altını çizen Vankan, “Özellikle kan kanserleri, lenfoma, lösemi ve bunun alt tipleri ile dünyada birçok klinik çalışma yürütülmektedir. Ancak ticari nosyon olarak baktığımızda FDA onaylı 7 ürün var dünyada. Biz 8. olmaya aday, Faz 2 sonuçları oldukça bizi tatmin etmiş bir ürünü 1.5 yıldır bu ürünümüz Kore'de geliştirildi, bu ürünü Amerika'da da valide ederek ticari hale getirmeyi amaçlıyoruz. Dolayısıyla buradaki temel fark aslında bu. Yüksek sayıda hastaya ulaşabilmesini sağlamak. 50 binden fazla hasta dünyada bu tedavilere ulaşmış durumda. Ancak maalesef ki Türkiye'de daha ulaşamadı. O yüzden inşallah bu merkezle birlikte hastalarımızı hem Türkiye hem de uluslararası arenadan da Akdeniz Üniversitesi gibi önemli bir merkeze çekmeyi başaracağız.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>25 ÜLKEDEN GELEN HASTALARI TEDAVİ EDEBİLECEK KOŞULDA OLACAĞIZ</strong></p>

<p>Merkezin kapasitesi hakkında bilgi veren Vankan, “Bu tedaviler aslında sadece CAR-T olarak uygulamak doğru değil. Bunlar kendi aralarında hücresel ve gen terapileri alanında geçiyor. CAR-T, ancak sonuçları oldukça kabul edilmiş, uluslararası standartlarda başarı göstermiş bir tedavi yöntemi. Zaten altyapımız sadece bu üretime göre dizayn edilmedi. Burada daha teknik olmak gerekirse sizin de bahsettiğiniz alt immünoterapi ürünlerinin üretimini de kurguluyoruz. Hatta sürpriz bir iki sene içerisinde yeni NK cell terapileri, egzozom terapileri de bu merkez içerisinde üretilmeye hazır hale gelebilecek. Dünyadaki ivmelenme çok hızlı. Özellikle kemoterapi ve radyoterapi alanında başarı gösteremeyen hastaların ya da akıllı ilaçlara ulaşamayan hastaların bu tedavilerle daha hızlı şekilde artacağı bir gerçek. Dünyadaki projeksiyonu da 2034'e kadar dediğiniz gibi 10-15 milyar dolarlara ulaşacak seviyede bekleniyor. Umarım hem Türkiye'miz burada gerekli rolü üstlenir ve bölgeye de bu tedaviyi veren bir merkez haline gelir. Zaten lisansını yaptığımız bu ürünün 25 ülkede uygulama hakkına sahibiz. Dolayısıyla burada üretilecek ürün, sadece Türk hastalarına değil, bir sağlık turizmi, programlı bir sağlık turizmi çerçevesinde 25 ülkeden gelen hastayı da tedavi edebilecek koşullarda olacaktır.” ifadelerini kullandı.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/akdeniz-universitesi-nden-kanser-tedavi-mujdesi/24175/</link>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 22:49:54 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ramazanda kilo aldıran hatalar</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/ramazanda-kilo-aldiran-hatalar.jpg" width="250"><br><p>Ramazan ayında değişen öğün düzeni ve sıvı tüketimi, metabolizma üzerinde doğrudan etkili oluyor. Antalya Belek Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Araştırma Görevlisi ve diyetisyen Dr. Ayden Özekinci, doğru planlama yapılmadığında vücudun yağ depolamaya daha yatkın hale geldiğini söyledi.<br />
<br />
<strong>Sahuru atlamak en büyük hata</strong><br />
Kilo vermek amacıyla sahura kalkmamanın yaygın ama yanlış bir tercih olduğunu belirten Dr. Ayden Özekinci, sahur öğününün gün boyu metabolizmanın dengeli çalışmasına katkı sağladığını ifade etti. Uzun süreli açlık sonrası iftarda hızlı ve aşırı tüketimin kan şekerini ani yükselttiğini, bunun da yağ depolanmasını artırabileceğini vurguladı.<br />
<br />
<strong>Tek öğün ve tatlı tuzağı</strong><br />
Ramazan’ın aralıklı oruç sistemine benzer özellikler taşıdığını dile getiren Dr. Ayden Özekinci, ancak beslenmenin yanlış planlanması halinde kas kaybı ve metabolizma yavaşlamasının görülebileceğini söyledi. Sadece tek öğünle beslenmenin, yetersiz protein alımının ve sık sık şerbetli tatlı tüketmenin Ramazan sonrasında hızlı kilo artışına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti.<br />
<br />
<strong>İftarı ikiye bölmek faydalı</strong><br />
Sağlıklı kilo kontrolü için iftarın su ve hurmayla açılmasını, ardından çorba içilip kısa bir ara verilmesini öneren Dr. Ayden Özekinci, bu yöntemin porsiyon kontrolünü kolaylaştırdığını belirtti. Ana öğünde kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırın yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.<br />
<br />
<strong>Hareket ve su tüketimi önemli</strong><br />
İftar sonrası tamamen hareketsiz kalmanın metabolizmayı yavaşlatabileceğini söyleyen Dr. Ayden Özekinci, yemekten yaklaşık bir saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüşlerin kilo kontrolüne katkı sağlayacağını ifade etti.<br />
<br />
Meyvenin iftardan hemen sonra tüketilmemesi gerektiğini belirten Dr. Ayden Özekinci, meyvenin en az iki saat sonra yenmesini önerdi. Ayrıca çay ve kahvenin su yerine geçmeyeceğini, özellikle sahurda su, ayran ve süt gibi içeceklerin tercih edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/ramazanda-kilo-aldiran-hatalar/24158/</link>
<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 15:02:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kepez’de Aynı Gün İki Sağlık Tesisi İçin Adım</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/kepez-de-ayni-gun-iki-saglik-tesisi-icin-adim.jpg" width="250"><br><p data-end="583" data-start="194">Antalya’nın Kepez ilçesinde sağlık yatırımlarına yönelik iki ayrı proje için aynı gün içinde tören düzenlendi. Beşkonaklılar Mahallesi’nde Fatma-Numan Sır Aile Sağlığı Merkezi ile Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu hizmete açılırken, Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Bedia-Nimet Şimşek Aile Sağlığı Merkezi’nin temel atma işlemi gerçekleştirildi.<br />
<br />
Temeli atılan merkezin, Kepez Belediyesi tarafından tahsis edilen arsa üzerine hayırsever desteğiyle inşa edileceği, bölgedeki nüfus artışına bağlı birinci basamak sağlık hizmeti ihtiyacına yanıt vermesinin planlandığı bildirildi.<br />
<br />
Törende konuşan Behzat Özkan, kent genelinde yeni aile sağlığı merkezleri için çalışmaların sürdüğünü belirtti. İlçede planlanan merkezlerin önemli bölümünün Kepez’de yer aldığını ifade etti.<br />
<br />
Hulusi Şahin ise konuşmasında, artan nüfusla birlikte sağlık altyapısına yönelik yatırımların devam ettiğini, yerel yönetim ve hayırsever katkılarının projelerde rol oynadığını söyledi.<br />
<br />
Yetkililer, yeni merkezin tamamlanmasının ardından mahalle ölçeğinde sağlık hizmeti kapasitesinin artırılmasının hedeflendiğini açıkladı.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/kepez-de-ayni-gun-iki-saglik-tesisi-icin-adim/24145/</link>
<pubDate>Mon, 16 Feb 2026 18:10:29 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde Göz Hastalıklarına Lazer ile Tedavi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/akdeniz-universitesi-hastanesi-nde-goz-hastaliklarina-lazer-ile-tedavi.jpg" width="250"><br><p>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde Refraktif Cerrahi Merkezi açılışı yapıldı. Törene Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, başhekim yardımcıları, akademisyenler ve hastane çalışanları katıldı.<br />
<br />
<strong>DAHA GÜÇLÜ, DAHA ERİŞİLEBİLİR VE DAHA MODERN BİR HİZMETİ</strong><br />
Açılış töreninde konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Bugün hastanemiz için yine gurur verici bir an yaşıyoruz. Refraktif Cerrahi Merkezimizin açılışıyla, Antalya'mız ve bölgemiz için bir ilki daha hep beraber hayata geçireceğiz. Göz sağlığı bu anlamda daha güçlü, daha erişilebilir ve daha modern bir hizmeti sunacak hastalarımıza.” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>2025 YILINDA 80 BİNE YAKIN AMELİYAT YAPTIK</strong><br />
Üniversitede son 5 yılda alt yapıya yönelik kapsamlı çalışmalar yapıldığının altını çizen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Akdeniz Üniversitesi bu 5 yılda bence iyi bir yol kat etti. Hep beraber katettik bu yolu. Geçen yıl 80 bine yakın ameliyat yaptık hep beraber. Birçok insanın sağlık sorununu çözdük, insanlara şifa olma görevini hep beraber üstlendik doktorlar olarak ve destek personelimiz olarak.” şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>İNSANLARIN HAYATLARINA DOKUNUYORUZ</strong><br />
İnsanlara umut olmanın ve onlara dokunmanın çok kıymetli olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Biliyorsunuz çok vahim bir kazayla biz pazar sabahına uyandık ve maalesef 10 vatandaşımızı kaybettik. Üçü de maalesef gencecik Akdeniz Üniversitesi öğrencisiydi. Allah’tan rahmet diliyorum. Bu haberi aldığım zaman çok üzülecek vaktimiz bile olmadı. Çünkü 5 hasta Akdeniz Üniversitesi'ne sevk edildi. 3 hastanın durumu bir hayli ağırdı ve Ömer Özkan hocam ve ekibimizle beraber ameliyata aldık. Orada şunu gördüm; ameliyattan dışarıya çıktığımız anda yaklaşık 50-60 hasta yakınının sizin gözlerinizden, ağzınızdan çıkacak şeyleri umut etmesi o kadar farklı bir şey ki... Yaptığımız iş çok kıymetli sayın hocalarım, sayın çalışma arkadaşlarım.” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>İNSAN KAYNAĞIMIZI EN ÜST SEVİYEYE TAŞIMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ</strong><br />
Daha fazla insana umut olmak için hem insan kaynağı hem de altyapının gerekliliğine değinen Rektör Prof. Dr. Özkan, “Akdeniz Üniversitesi olarak da hem altyapısıyla hem insan kaynağımızla bunu en üst seviyeye taşımak için uğraşıyoruz. Hatta biz ilk geldiğimiz dönemde tomografimiz bile yoktu. Hep beraber el ele vererek altyapıyı güçlendirmeye çalıştık.” dedi. Rektör Özkan altyapıyı güçlendirmek için çalışmaya devam ettiklerini bu merkezin de bu kapsam da önemli bir adım olduğunu kaydetti.<br />
<br />
<strong>KORNEA HASTALIKLARININ TEDAVİSİNDE DE KULLANILACAK</strong><br />
Açılan merkezle ilgili bilgi veren Rektör Özkan, “Bu merkezimiz de hipermetrop, miyop ve astigmat için çok güncel tedaviler sunacak bize. Sadece tedavi değil ben buradan araştırma da istiyorum hocalarım. Bunu da buradan belirtmek istiyorum. Çünkü çok güzel bir alet anladığım kadarıyla. Sadece gözlükten kurtulmayacak hastalarımız, aynı zamanda kornea naklinde ve kornea hastalıklarında da bu elimiz ayağımız olacak bu alet.” dedi.<br />
<br />
<strong>BÖLGEMİZ İÇİN REFERANS MERKEZİ HALİNE GELECEK</strong><br />
Merkezin bölge için bir referans merkezi olacağını kaydeden Rektör Özkan, “Halkımıza yüksek teknoloji ve akademik güvence ile tedavi imkanı sunacak olan Lazer Merkezimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnanıyorum ki Refraktif Cerrahi Merkezimiz kısa sürede bölgemiz için yine olduğu gibi bir referans merkezi haline gelecek. Üniversitemizin sağlık alanında da önemli bir güç olacak. Emeği geçen herkese, herkese ama hem alımında hem bundan sonraki hizmetinde çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, sağ olun, var olun.” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Konuşmanın ardından Rektör Özkan ve beraberindeki heyet açılış kurdelesini keserek Antalya ilinde kamu kurumları arasında tek olma özelliğini taşımakta olan merkezi gezdi ve bilgi aldı.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/akdeniz-universitesi-hastanesi-nde-goz-hastaliklarina-lazer-ile-tedavi/24134/</link>
<pubDate>Sat, 07 Feb 2026 11:29:16 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Büyükşehir’in Ücretsiz Diş Sağlığı Hizmetine Yoğun İlgi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/buyuksehir-in-ucretsiz-dis-sagligi-hizmetine-yogun-ilgi.jpg" width="250"><br><p data-end="657" data-start="291">Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2021 yılında hizmete açılan Kepez Sağlık Merkezi Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, ücretsiz muayene ve tedavi hizmetleriyle 2025 yılında da vatandaşların başvurduğu merkezler arasında yer aldı. Belediye verilerine göre, yıl boyunca 7 bin 100 hasta poliklinikten yararlanırken, toplam 28 bin işlem yapıldı.<br />
<br />
Merkezde, 7 yaş ve üzeri çocuklar ile yetişkinlere herhangi bir sosyal güvence şartı aranmaksızın ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuluyor. Poliklinikte ağız-diş muayenesi, panoramik röntgen, dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi ve diş taşı temizliği gibi işlemler gerçekleştiriliyor.<br />
<br />
Kepez Sağlık Merkezi Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Sorumlusu Diş Hekimi Özge Öncül Kerpiççi, sunulan hizmetin kapsamına ilişkin yaptığı açıklamada, “Kliniğimizde vatandaşlarımıza herhangi bir sağlık güvencesi aranmadan, tamamen ücretsiz olarak hizmet vermekteyiz” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Ücretsiz diş sağlığı hizmetlerinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, mesai saatleri içerisinde 0242 361 39 18 numaralı telefon üzerinden ya da merkeze doğrudan başvurarak randevu oluşturabiliyor.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/buyuksehir-in-ucretsiz-dis-sagligi-hizmetine-yogun-ilgi/24072/</link>
<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 17:41:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kepez’de minik gözlere tarama</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/kepez-de-minik-gozlere-tarama.jpg" width="250"><br><p>Kepez Belediyesi, çocukların göz sağlığını korumak ve olası görme problemlerini erken teşhis etmek amacıyla ilçedeki okullarda göz sağlığı taraması hizmeti veriyor. Bu kapsamda Belediye Sağlık Merkezi ekipleri, Hüseyin Ak İlkokulu ile Emine İsmail Ataoğlu Anaokulu’nda öğrenim gören öğrencilere yönelik göz taraması gerçekleştirdi. Hüseyin Ak İlkokulu’nda 305 öğrenci göz taramasından geçirilirken, yapılan kontrollerde 14 öğrencide göz sağlığına ilişkin risk tespit edildi. Emine İsmail Ataoğlu Anaokulu’nda ise 131 öğrenci taramaya alındı ve 7 öğrencide göz problemi tespit edildi. Böylece iki okulda toplam 435 öğrencinin göz sağlığı kontrol edilirken, 21 öğrencide ileri tetkik gerektiren durumlar saptandı. Göz sağlığı riski belirlenen öğrencilerin sonuçları sınıf öğretmenlerine iletilerek; ailelerin bilgilendirilmesi ve tedavi süreci için yönlendirme yapıldı.<br />
<br />
<strong>ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI ÖNCELİĞİMİZ</strong><br />
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, çocukların sağlığının öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayarak, “Çocuklarımızın sağlıklı bir geleceğe adım atabilmesi için erken teşhis büyük önem taşıyor. Okullarda gerçekleştirdiğimiz göz taramalarıyla, ileride yaşanabilecek sağlık sorunlarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Kepez Belediyesi olarak koruyucu sağlık hizmetlerimizi artırarak sürdüreceğiz” dedi.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/kepez-de-minik-gozlere-tarama/24046/</link>
<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 18:37:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Akdeniz Üniversitesi'nden Organ Bağışı farkındalığı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/akdeniz-universitesi-nden-organ-bagisi-farkindaligi.jpg" width="250"><br><p>Akdeniz Böbrek Hastalıkları ve Organ Nakli Sosyal Yardımlaşma Derneği (AKBÖHONDER) 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası Etkinliği kapsamında kermes etkinliği, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi H Blok Atrium Alanında düzenlendi. Etkinliğe Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, başhekim yardımcıları, müdürler ve hastalar ile yakınları katıldı.<br />
<br />
<strong>REKTÖR ÖZKAN KERMES ALANINI GEZDİ</strong><br />
Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, kermes alanını gezerek hastalarla ve yakınlarıyla bir süre sohbet etti. Organ bağışının hem bilimsel hem insani bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan şunları söyledi: “Burada, bilimin ve vicdanın el ele vererek hayatları nasıl değiştirdiğine tanıklık ediyoruz. Organ bağışı, bir insanın başka bir insana verebileceği en büyük hediyedir. Biz Akdeniz Üniversitesi olarak, dünyanın en gelişmiş tıbbi altyapısına, deneyimli cerrahlara ve güçlü sağlık ekibine sahibiz. Elimizde bilgi var, teknoloji var, yürek var… Tek eksik bağış. Bu eksik yüzünden bazı hayatlar yarım kalıyor. Oysa bir organ, toprak olacağına başka bir bedende yeniden hayat bulabilir.”<br />
<br />
<strong>TÜRKİYE’NİN İLK ORGAN NAKLİ HASTASI</strong><br />
Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu’nun 48 yıl önce nakil yaptığı 71 yaşındaki Emin Aslan, “1977 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Tuncer Kapruzoğlu hocam tarafından nakil yapıldı. Ondan sonra iki sefer daha hem böbrek hem karaciğer nakli oldum. Bugüne kadar geldik, hiçbir şeyi dert etmiyoruz. Ben kendimi sağlıklı birisinden daha sağlıklı hissediyorum. Türkiye'nin ilk organ nakil hastasıyım.” dedi.<br />
<br />
<strong>BUGÜN BEN HASTAYIM YARIN SEN DE HASTA OLABİLİRSİN</strong><br />
Organ bağışı çağrısı yapan Aslan, “Bugün ben hastayım yarın sen de hasta olabilirsin. Bugün sıra sana da gelecek. Bunu düşünerek organlarınızı bağışlayın. Organlarımız toprak olana kadar bırakın başkasına yaşam versin. Bakın benim babam ölmüş, böbreği bende. Benim kardeşimin karaciğeri bende. Şimdi o böbrek niye toprak olsun, ver başkasını yaşatsın. Yaşamdan güzel hediye olur mu? Herkes organ bağışında bulunsun.” şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>ORGANLARINIZI BAĞIŞLAYIN TOPRAK OLMASIN</strong><br />
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne tedavi için Şanlıurfa'dan gelen Vahit Gören, “2011 yılında nakil oldum. 2012 yılında bir trafik kazası geçirdim. 2017 yılında kadavradan organ nakline yazıldım. O zamandan beri nakli bekliyorum. Buradan nakil olmadan gitmek istemiyorum. Organlarınızı bağışlayınız toprak olmasın, başkasına hayat versin.” dedi.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/akdeniz-universitesi-nden-organ-bagisi-farkindaligi/23908/</link>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 12:30:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Muratpaşa’dan otizm farkındalığı semineri</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/muratpasa-dan-otizm-farkindaligi-semineri.jpg" width="250"><br><p>Belediyenin Kültür Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde uzman psikologlar, özel eğitim uzmanları ve dil-konuşma terapistleri; otizm spektrum bozukluğunun (OSB) tanımı, erken tanının önemi, dil ve iletişim becerileri, eğitim süreçleri ve ebeveynlerin çocuklarına rehberlik etme yolları üzerine bilgiler paylaştı.<br />
<br />
Programın konukları arasında Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Şahbaz, Adnan Menderes Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ceyhun Servi, Uzman Özel Eğitim Öğretmeni Necip Acar ve Dil ve Konuşma Terapisti M. Seha Erdemir yer aldı.<br />
<br />
Uzmanlar, toplumda otizmle ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekerek erken dönemde sosyal iletişim becerilerinin geliştirilmesi için uygulanabilecek yöntemleri paylaştı. Dil ve konuşma terapisinin süreçteki önemine de değinilen seminerde, katılımcılar soru-cevap bölümünde merak ettikleri konular hakkında detaylı bilgi alma fırsatı buldu. </p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/muratpasa-dan-otizm-farkindaligi-semineri/23810/</link>
<pubDate>Mon, 06 Oct 2025 15:41:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Döşemealtı Devlet Hastanesinde Gebelere Özel Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/dosemealti-devlet-hastanesinde-gebelere-ozel-agiz-ve-dis-sagligi-hizmeti.jpg" width="250"><br><p>Ayrıca, hastane bünyesinde faaliyet gösteren Gebe Okulu müfredatına “Ağız ve Diş Sağlığı Eğitimleri” eklendi. Bu kapsamda, her Cuma günü düzenli olarak diş hekimleri tarafından eğitimler verilerek anne adaylarına doğru ağız ve diş bakımı konusunda bilinç kazandırılıyor.<br />
<br />
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uzm. Dr. Burcu Taşuzun ve Diş Hekimi Dt. Feyza Kılınç, gebelik döneminde ağız ve diş sağlığının önemine dair bilgilendirmelerde bulundu.<br />
<br />
<strong>Dt. Feyza Kılınç, gebelik öncesi yapılması gereken hazırlıklara dikkat çekerek şunları söyledi:</strong><br />
“Hamilelik planlanırken nasıl ki bazı testler yaptırılarak vücut hazırlanıyorsa, aynı şekilde diş hekimine de başvurulmalı ve gerekli tedaviler tamamlanmalıdır. Hem annenin hem de bebeğin sağlığını korumak adına gebelik öncesi diş bakımı büyük önem taşır. Detaylı muayene ve gerekirse röntgen sonrası mevcut çürükler, diş eti hastalıkları ve problem yaratabilecek dişler tedavi edilir. Böylece anne adayları hamilelik sürecine ideal ağız hijyeni ile başlar.”<br />
<br />
<strong>Gebelik süresince yapılacak tedavilere de değinen Kılınç, en uygun dönemin ikinci üç aylık dönem olduğunu belirtti:</strong><br />
“İlk üç ayda bebeğin organ gelişimi devam ettiği için diş tedavilerinden mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Üçüncü üç ayda ise annenin artan rahatsızlıkları ve doğumun yaklaşması sebebiyle tedaviler zorlaşabilir. Bu nedenle zorunlu diş çekimi, dolgu ya da kanal tedavisi gibi işlemler için en ideal dönem ikinci üç aydır.”<br />
<br />
Hamilelik döneminde röntgen çekiminin de sınırlı koşullarda yapılabileceğini belirten Dt. Kılınç, mutlaka kurşun önlük kullanılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca gerekli durumlarda uygun anestezik solüsyonlarla güvenli tedavi yapılabildiğini de vurguladı.<br />
<br />
Uzm. Dr. Burcu Taşuzun ise, gebelikte ağız ve diş sağlığının yalnızca annenin değil, bebeğin sağlığı için de kritik olduğunu söyleyerek, anne adaylarını düzenli kontrole davet etti.<br />
<br />
Döşemealtı Devlet Hastanesi Başhekimi Op.Dr.Kamil Gökhan Acar , bu uygulama sayesinde anne adaylarının gebelik sürecinde daha bilinçli, güvenli ve sağlıklı bir şekilde ilerlemelerinin hedeflendiğini belirtti.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/dosemealti-devlet-hastanesinde-gebelere-ozel-agiz-ve-dis-sagligi-hizmeti/23785/</link>
<pubDate>Thu, 02 Oct 2025 08:01:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kolon Kanseri Taraması Nasıl Yapılır?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/kolon-kanseri-taramasi-nasil-yapilir.jpg" width="250"><br>]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/kolon-kanseri-taramasi-nasil-yapilir/23771/</link>
<pubDate>Mon, 29 Sep 2025 16:19:40 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Dirsek Ağrısı Nedenlerine Dikkat!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/dirsek-agrisi-nedenlerine-dikkat.jpg" width="250"><br><p>Yaşam kalitesini düşüren dirsek ağrısı, farklı nedenlerden kaynaklanabilen yaygın bir şikayettir.<br />
<br />
<strong>Dirsek Ağrısının Nedenleri</strong><br />
Dirsek ağrısı, kaslar, tendonlar, bağlar, eklemler veya sinirlerle ilgili problemlerden kaynaklanabilir. Başlıca nedenler şunlardır:<br />
<br />
<strong>Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit): </strong>Dirsek dış kısmındaki tendonların aşırı kullanımı veya iltihaplanması sonucu oluşur.Tekrarlayan el ve bilek hareketleri (örneğin, tenis oynama, tornavida kullanma) bu durumu tetikler.<br />
<br />
<strong>Golfçü Dirseği (Medial Epikondilit): </strong>Dirsek iç kısmındaki tendonların iltihaplanması veya hasarıdır.Tekrarlayan bilek bükme hareketleri (örneğin, golf, ağırlık kaldırma) neden olabilir.<br />
<br />
<strong>Bursit: </strong>Dirsekteki bursa adı verilen sıvı kesesinin iltihaplanması (olekranon bursiti), genellikle travma veya uzun süre dirsek üzerine baskı sonucu oluşur.<br />
<br />
<strong>Artrit: </strong>Osteoartrit, romatoid artrit veya gut gibi eklem hastalıkları dirsek ekleminde ağrı ve sertliğe yol açabilir.<br />
<br />
<strong>Kırık veya Burkulma: </strong>Dirsek kemiğinde kırık, bağlarda burkulma veya kas zedelenmesi, genellikle düşme veya darbe sonucu oluşur.<br />
<br />
<strong>Sinir Sıkışması:</strong> Kübital Tünel Sendromu: Ulna sinirinin dirsekte sıkışması, ağrı, uyuşma ve karıncalanmaya neden olabilir.Boyun veya omuzdan kaynaklanan sinir problemleri de dirsek ağrısına yol açabilir.<br />
<br />
<strong>Tendinit:</strong><br />
Dirsek çevresindeki tendonların iltihaplanması veya aşırı kullanımı sonucu ağrı oluşur.<br />
<br />
<strong>Enfeksiyon:</strong><br />
Nadiren, dirsek ekleminde veya çevresinde enfeksiyon ağrıya neden olabilir.<br />
<br />
<strong>Tetikleyici Sebepler</strong><br />
Dirsek ağrısını tetikleyen faktörler şunlardır:<br />
Tekrarlayan Hareketler: El, bilek veya kolun sürekli aynı hareketi yapması (örneğin, klavye kullanımı, spor yapma, ağır kaldırma).<br />
Yanlış Teknik veya Ekipman: Spor yaparken yanlış teknik, uygun olmayan raket veya alet kullanımı.<br />
Travma: Düşme, çarpma veya dirseğe doğrudan darbe.<br />
Uzun Süre Baskı: Dirseği sert bir yüzeye dayamak (örneğin, masa başında çalışma).<br />
Yetersiz Isınma: Egzersiz öncesi kas ve tendonların yeterince ısınmaması.<br />
Yaşam Tarzı Faktörleri: Kilo fazlalığı, hareketsiz yaşam veya kötü duruş.<br />
Mesleki Faktörler: Marangozluk, tesisatçılık, boyacılık gibi kol ve elin yoğun kullanıldığı işler.<br />
<br />
<strong>Kimlerde Görülür?</strong><br />
Dirsek ağrısı her yaşta ve grupta görülebilir, ancak bazı kişiler daha yüksek risk altındadır:<br />
Sporcular: Tenis, golf, beyzbol gibi kol ve bilek hareketi gerektiren sporlarla uğraşanlar.<br />
Meslek Grupları: Tekrarlayan hareketler yapanlar (örneğin, inşaat işçileri, ofis çalışanları, müzisyenler).<br />
Yaşlılar: Artrit veya eklem aşınması nedeniyle.<br />
Fiziksel Aktiviteye Yeni Başlayanlar: Yetersiz ısınma veya aşırı yüklenme sonucu.<br />
Romatolojik Hastalığı Olanlar: Romatoid artrit veya gut hastaları.<br />
Sinir Problemi Olanlar: Boyun fıtığı veya sinir sıkışması olan kişiler.<br />
<br />
<strong>Dirsek Ağrısının Belirtileri</strong><br />
Belirtiler, altta yatan nedene bağlı olarak değişiklik gösterebilir:<br />
<br />
Ağrı: Dirsekte sızlama, keskin veya yanma hissi; hareketle artabilir.<br />
Şişlik veya Kızarıklık: Özellikle bursit veya enfeksiyonda.<br />
Sertlik: Eklemin hareket kabiliyetinde azalma.<br />
Uyuşma veya Karıncalanma: Kübital tünel sendromunda, özellikle yüzük ve serçe parmaklarda.<br />
Hassasiyet: Dirseğin iç veya dış kısmında dokunmaya duyarlılık.<br />
Zayıflık: El veya bilekte güç kaybı, örneğin nesneleri tutmakta zorlanma.<br />
Sıcaklık Artışı: Enfeksiyon veya iltihap durumunda.<br />
<br />
Doç.Dr.Ahmet İnanır,''Eğer dirsekte ani şişlik, şiddetli ağrı, hareket edememe veya ateş gibi belirtiler varsa, acil tıbbi yardım gerekebilir.''dedi.<br />
<br />
<strong>Dirsek Ağrısının Tedavisi</strong><br />
Tedavi, ağrının nedenine ve şiddetine bağlıdır. Genel tedavi yöntemleri şunlardır: Dinlenme ve aktivite değişikliği,soğuk veya sıcak kompres,ilaç tedavisi,fizik tedavi,destekleyici cihazlar,yaşam tarzı değişiklikleri,cerrahi müdahale ve alternatif tedaviler.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/dirsek-agrisi-nedenlerine-dikkat/23749/</link>
<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 16:38:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi’nde Ozon Tedavisine yoğun ilgi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/kepez-belediyesi-saglik-merkezi-nde-ozon-tedavisine-yogun-ilgi.jpg" width="250"><br><p>Halkın sağlığını önceleyen Kepez Belediyesi, modern tıbbın destekleyici yöntemlerinden biri olan ozon tedavisini Belediye Sağlık Merkezi’nde vatandaşlarla buluşturuyor. Son dönemlerde büyük ilgi gören ozon tedavisi, hem sağlık hem de yaşam kalitesine katkı sağlıyor. Sağlık Merkezi’nde görev yapan Dr. Selçuk Karadayı, ozon tedavisinin oksijenin üç moleküllü hali olduğunu belirterek, “Oksijen tüpüyle cihazda dönüştürülen ozon, vücuda verildiğinde oksijen seviyesini yükseltiyor. Şeker, tansiyon, astım, KOAH ve alerji başta olmak üzere 400’ün üzerinde hastalığın tedavisinde destekleyici olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir, halsizlik ve yorgunluk şikayetlerini azaltır” dedi.<br />
<br />
<strong>OZON TEDAVİSİ NASIL UYGULANIYOR?</strong><br />
Dr. Karadayı, Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi’nde en çok majör terapi yönteminin tercih edildiğini söyleyerek şu bilgileri verdi: “Hastadan damar yoluyla yaklaşık 150 cc kan alınıyor, ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar vücuda veriliyor. Haftada üç gün uygulanan bu tedavi yaklaşık 15-16 seans sürüyor. Ozonun yarılanma ömrü kısa olduğu için tedavi düzenli aralıklarla yapılmak zorunda.”<br />
<br />
<strong>YAN ETKİLERİ VAR MI?</strong><br />
Ozon tedavisinin herkese uygulanmadığının altını çizen Dr. Karadayı, “Tedaviye başlamadan önce hastalarımızın kan tahlillerini yapıyoruz. Hipertiroidi, hepatit veya pıhtılaşma bozukluğu gibi rahatsızlıkları olanlara ozon tedavisi uygulanmıyor. Uygun sonuçlar çıktığında ise güvenle başlanabiliyor” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>SOSYAL BELEDİYECİLİK</strong><br />
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, vatandaşların sağlığını önceleyen hizmet çalışmalarını önemsediklerini belirterek, “Belediyemiz bünyesinde bulunan Sağlık Merkezi ile hem modern hem de bilimsel yöntemleri vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. Halkımızın sosyal ve kültürel değil, aynı zamanda sosyal belediyecilik anlayışıyla sağlık ihtiyaçlarını da karşılamaya büyük önem veriyoruz. Tüm vatandaşlarımızın sağlığı için çalışmaya devam edeceğiz’’ dedi.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/kepez-belediyesi-saglik-merkezi-nde-ozon-tedavisine-yogun-ilgi/23671/</link>
<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 15:21:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Coşar’dan Sağlık Bakanı’na Çağrı: Manavgat Hastanesi Neden Bitmiyor?</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/cosar-dan-saglik-bakani-na-cagri-manavgat-hastanesi-neden-bitmiyor.jpg" width="250"><br><p>CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Manavgat Yeni Devlet Hastanesi projesindeki gecikmeleri Meclis gündemine taşıdı. Coşar, Türkiye’nin milli gelirine en çok katkı sağlayan ilçelerinden biri olan Manavgat’ın sağlık hizmetlerine erişim konusunda iktidar tarafından yok sayıldığını öne sürdü.<br />
<br />
Coşar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na sunduğu soru önergesinde, hastane inşaatında yaşanan gecikmelerin gerekçelerini ve Manavgat halkının mağduriyetinin nasıl giderileceğini sordu.<br />
<br />
<strong>Milletvekili Coşar’ın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:</strong><br />
“2021 yılında yapımı için söz verilen ve inşaatına başlanan Manavgat Yeni Devlet Hastanesi projesiyle ilgili, proje alanındaki tabelada inşaatın başlangıç tarihinin 17.02.2023 ve bitiş tarihinin 16.01.2025 olarak yazmaktadır. 2025 yılının ocak ayında tamamlanması gereken fakat tamamlanamayıp inşası adeta bir yılan hikâyesine dönen Manavgat Yeni Devlet Hastanesinin yapımı ve tamamlanması hakkında 13.06.2024 tarihli, 13490 sayılı verdiğimiz soru önergesine, Sağlık Bakanlığı tarafından 04.07.2024 tarihinde verilen cevapta, hastanenin 2025 yılının sonunda tamamlanarak hizmete açılmasının planlandığı belirtilmiştir.”<br />
<br />
Coşar, Manavgat halkının uzun süredir beklediği hastanenin ne zaman hizmete gireceğinin belirsizliğini koruduğunu belirtti. Açıklamasında, “Verilen sözlerin tutulmaması ve projedeki belirsizlik, Manavgat’ın sağlık hizmetlerine erişimdeki sıkıntılarını derinleştirmektedir. Manavgatlılar yıllarca ‘Hastane ne zaman yapılacak?’ diye sordu. Şimdi de haklı olarak ‘Ne zaman bitecek?’ diye sormaktalar” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Milletvekili Coşar, Sağlık Bakanlığı’nın hastanenin 2025 sonunda tamamlanacağını açıkladığını hatırlatarak, mevcut inşaat durumunun bu tarihin gerçekleşmesinin fiziken mümkün olmadığını öne sürdü.<br />
<br />
<strong>Soru önergesinde şu sorular yöneltildi:</strong><br />
Manavgat Yeni Devlet Hastanesi’nin tamamlanma tarihi neden gecikmektedir? Yeni bir kesin tarih belirlenmiş midir?<br />
Projenin tamamlanamaması veya ileri tarihe ertelenmesi söz konusu mudur?<br />
Bu durumda gerekçeler nelerdir?<br />
Gecikmelerden dolayı yüklenici firmaya herhangi bir yaptırım uygulanmış mıdır?<br />
Olası gecikmelerde Manavgat halkının sağlık hizmetlerine erişimi için alternatif bir plan var mıdır?<br />
<br />
Coşar, Manavgat halkının belirsizliğe mahkûm edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Yeni bir hastaneye olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bu gecikmeler kabul edilemez. Sağlık Bakanlığı’ndan acil ve şeffaf bir açıklama bekliyoruz. Hükümeti, Manavgat halkının mağduriyetini gidermek ve hastane inşaatını bir an önce tamamlamak için somut adımlar atmaya çağırıyoruz” dedi.<br />
<br />
Açıklamasında ayrıca, “Verilen sözlerin tutulması ve bu hayati projenin bir an önce tamamlanması için konunun sonuna kadar takipçisi olacağız” ifadelerine yer verdi.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/cosar-dan-saglik-bakani-na-cagri-manavgat-hastanesi-neden-bitmiyor/23627/</link>
<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 12:01:36 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Muratpaşa’dan sağlıklı yaşam desteği</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/muratpasa-dan-saglikli-yasam-destegi.jpg" width="250"><br><p>“Sağlıklı Muratpaşa Hareketi” kapsamında sunulan hizmetten bu yıl 2 bin 336 kişi faydalandı. Daha çok kilo vermek isteyenler tarafından tercih edilen diyetisyenlik uygulamaları, kronik rahatsızlıkları bulunan hastalar tarafından da yoğun ilgi görüyor. Diyetisyenler, ilçe sakinlerinin sağlık durumlarına uygun kişiye özel diyet programları hazırlıyor ve belirli periyotlarla takiplerini gerçekleştiriyor.<br />
<br />
Belediyenin uzman diyetisyenleri yalnızca beslenme planı hazırlamakla kalmıyor. Yağ, kas, sıvı, iç yağlanma ölçümleri ve vücut kitle indeksi analizleriyle vatandaşların düzenli takibini sağlıyor. Böylece bireyler hem mevcut sağlık durumlarını yakından takip edebiliyor hem de hedeflerine uygun bir yol haritası oluşturabiliyor.<br />
<br />
Yoğun ilgi gören diyetisyenlik hizmeti, ilçe genelinde hastalıkların önlenmesine, mevcut rahatsızlıkların ilerlemesinin engellenmesine ve yaşam kalitesinin artırılmasına önemli katkılar sağlıyor.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/muratpasa-dan-saglikli-yasam-destegi/23590/</link>
<pubDate>Fri, 22 Aug 2025 17:30:31 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Aile Hekimlerinden Tepki: “Ceza Değil, Güvenceli Maaş İstiyoruz!”</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/aile-hekimlerinden-tepki-ceza-degil-guvenceli-maas-istiyoruz.jpg" width="250"><br><p><strong>Hasta Davranışı da, Sistem Aksaklığı da Hekime Ceza Olarak Dönüyor</strong><br />
İSTAHED Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Aile Hekimleri Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği kapsamında, bir aile hekiminin maaşının muayene sayısı, hastane başvuru oranı, memnuniyet puanı, reçete edilen ilaçlar, düzenlenen raporlar, teşvik puanları, seyyanen ve destek ödemeleri gibi toplam 12 kritere göre belirlendiği vurgulandı.<br />
<br />
Ancak sistemdeki aksaklıkların ve hasta davranışlarının da hekimin maaşında kesintiye neden olduğu ifade edildi.<br />
<br />
<strong>“12 Parametreli Ceza Algoritmasıyla Çalışıyoruz”</strong><br />
Açıklamada, aile hekimlerinin karşı karşıya kaldığı durumlar şu sözlerle özetlendi:<br />
“Hasta gelmez, maaş kesilir. Tarama önerirsin, hasta yaptırmaz, maaş kesilir. Antibiyotik, mide ilacı ya da ağrı kesici yazarsın, oran yükselir, yine maaş kesilir. Tanı koyarsın, tarama sıklığı düşer, maaş kesilir. Tanıdan sonra sevk edersin, sevk gerçekleşir, maaş kesilir. Hasta memnun kalmaz, tekrar maaş kesilir. İzne çıkarsan, hasta olursan ya da ASM dışında görev alırsan da maaş otomatik düşer. Bu nasıl bir maaş sistemi, bu nasıl bir sağlık politikasıdır?”<br />
<br />
Dernek, mevcut maaş sisteminin adeta “12 parametreli bir ceza algoritması” gibi işlediğine dikkat çekti.<br />
<br />
<strong>“Yüzde 55’i Teşvikten Oluşan Bir Maaş Olur mu?”</strong><br />
Açıklamada ayrıca şu sorular yöneltildi:<br />
“Hangi kamu çalışanı maaşının yüzde 55’ini teşvik olarak almaktadır? Bir sonraki ay ne kadar maaş alacağını bilmeyen başka bir kamu çalışanı var mıdır<br />
<br />
<strong>“Performansa Değil, Sağlığa Öncelik Verilsin”</strong><br />
İSTAHED, maaşların tek kalemde, emekliliğe yansıyan, güvenceli ve öngörülebilir şekilde yeniden düzenlenmesini talep etti. Performans sisteminin tamamen kaldırılması ya da yalnızca pozitif performans esas alınarak, toplam gelirin en fazla yüzde 20’sini oluşturacak biçimde yeniden kurgulanması gerektiği belirtildi<br />
<br />
<strong>“Adaletsizliğe Karşı Mücadelemizi Sürdüreceğiz”</strong><br />
Açıklama, “Geliri değil sağlığı önceleyen bir sistem kurulmalıdır. İSTAHED olarak bu adaletsizliğe karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” sözleriyle son buldu.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/aile-hekimlerinden-tepki-ceza-degil-guvenceli-maas-istiyoruz/23522/</link>
<pubDate>Fri, 08 Aug 2025 17:17:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HPV Aşısı Ulusal Takvime Giriyor: 2025'te Ücretsiz Uygulanacak!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/hpv-asisi-ulusal-takvime-giriyor-2025-te-ucretsiz-uygulanacak.jpg" width="250"><br><p data-end="871" data-start="459">Antalya Eczacı Odası Başkanı Mustafa Çelebi, İnsan Papilloma Virüsü’ne (HPV) karşı geliştirilen aşının 2025 yılı sonunda Türkiye’nin ulusal aşı takvimine alınacağını duyurdu. Çelebi, bu gelişmeyle birlikte aşının ücretsiz olarak uygulanacağını belirterek, “Erkek-kadın fark etmeksizin herkesin HPV’den korunabilmesi için aşı imkanına kavuşması, halk sağlığı açısından tarihi bir adımdır” dedi.<br />
<br />
HPV’nin kadınlarda rahim ağzı kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine, erkeklerde ise genital siğillere yol açabildiğine dikkat çeken Çelebi, virüsün cinsel yolla bulaştığını ancak aşılama ile önlenebileceğini vurguladı. Mevcut durumda kullanılan aşının dokuzlu formda olduğunu belirten Çelebi, “Yeni formülasyonla daha fazla HPV tipine karşı bağışıklık kazanılabiliyor. Bu yüzden aşının ulusal takvime dahil edilmesi çok kıymetli bir gelişme” dedi.<br />
<br />
Aşının uygulama detaylarını da paylaşan Çelebi, 9-13 yaş arası çocuklara 2 doz, 13 yaş üstüne ise 3 doz şeklinde uygulandığını söyledi. Aşının erkeklerde 40 yaşa kadar yapılabildiğini belirten Çelebi, “Hayat boyu koruma sağladığı için bir an önce uygulanması öneriliyor” ifadesini kullandı.<br />
<br />
Toplumda HPV aşısının yalnızca kadınlara yönelik olduğu yönünde bir algı olduğunu dile getiren Çelebi, “Oysa erkeklerde de yayılımı engellemek ve genital siğilleri önlemek açısından aşının uygulanması şart. Bu aşı sadece kadınları değil, tüm toplumu ilgilendiriyor” diye konuştu.<br />
<br />
Koruyucu sağlık hizmetlerinin temel bir hak olduğuna işaret eden Çelebi, “Burada yalnızca kadınlara özel bir koruyucu sağlık hizmetinden söz etmiyoruz. Devlet bu aşıyı ücretsiz sunma sözünü verdi. Şimdi herkes bu sosyal hakkı kullanmalı. Bu hayat kurtarıcı aşıdan herkes yararlanmalı” dedi.<br />
<br />
Aşının cinsel yolla bulaşan bir hastalığa karşı koruma sağlamasının, ailelerin ve gençlerin bu konuda çekingen davranmasına yol açtığını ifade eden Çelebi, “Bu utanılacak bir konu değil. Bu virüsle mücadele etmek için elimizde bir fırsat var. Bu fırsatı değerlendirmek çocuklarımızı, geleceğimizi korumaktır” değerlendirmesinde bulundu. Ailelerin karar sürecinde toplum baskısının etkili olduğuna dikkat çeken Çelebi, “Burada önemli olan sağlık. Sigara gibi bu da bilimsel olarak kanıtlanmış bir risk. Üstelik HPV’ye karşı elimizde önleyici bir yöntem varken bunu göz ardı etmek yanlış olur” diye konuştu.<br />
<br />
HPV aşısının ücretsiz hale gelmesiyle birlikte geçmişte aşıyı ücretli şekilde yaptıranların, ödedikleri ücretin iadesi için SGK’dan doğrudan geri ödeme alamayacaklarını ifade eden Çelebi, bu konuda idare mahkemelerine başvurulabileceğini söyledi. “Emsal davalarda kazanımlar oldu. Bu yolu izleyerek geçmiş ödemelerin iadesi için başvuru yapılabilir” dedi.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/hpv-asisi-ulusal-takvime-giriyor-2025-te-ucretsiz-uygulanacak/23509/</link>
<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 13:27:30 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Melike Sizege, “Aşıla” uygulamasının risklerinden bahsetti.</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/melike-sizege-asila-uygulamasinin-risklerinden-bahsetti.jpg" width="250"><br><p>1 Ağustos itibarıyla kullanıma açılan “Aşıla” uygulaması Aile Hekimliği sisteminde zorunlu hale getirildi. Uygulamanın kişisel cihazlara indirme zorunluluğu getirilmesinin yanlışlığına dikkat çeken Birlik ve Dayanışma Sendikası Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Ebe Melike Sizege, verilerin aile hekimliği yazılımı dışındaki bir uygulamaya aktarılmasının KVKK açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Birimlerin iş telefonunun akıllı telefon olma zorunluluğu yokken sağlık çalışanlarına kamu yararına olduğu iddia edilen bu uygulamayı kişisel cihazlarına indirme zorunluluğu getirildiğini, oysa bu cihazların kurumsal değil, bireysel mülkiyette olduğunu da ifade eden Ebe Melike Sizege, “Bu durum, kişisel mülkiyet hakkına ve çalışanların özel alanına müdahale anlamı taşımaktadır” uyarısında bulundu.</p>

<p>Aile hekimliği verilerinin, mevcut ve güvenilir aile hekimliği yazılımları dışındaki bir uygulamaya aktarılmasının riskli olduğuna dikkat çeken Ebe Melike Sizege, Sağlık Bakanlığı’nın SİNA, e-Reçete ve e-rapor gibi mevcut dijital sistemlerinde yaşanan aksaklıklar her ay tekrar ederken, benzer teknik sorunların “Aşıla” uygulamasında da yaşanmasından endişe duyduklarını açıkladı.</p>

<p><strong>Aşıla’da aşı reddi seçeneği de yok</strong></p>

<p>Aşı reddi formlarının hâlâ manuel olarak kağıt üzerinde doldurulmasının, ebe ve hemşirelere ek iş yükü oluşturduğunu hatırlatan Birlik ve Dayanışma Sendikası Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Ebe Melike Sizege, aşı reddi gibi kritik bir sorumluluğun yalnızca sağlık çalışanlarının omuzlarına bırakılmasını eleştirdi.  Aşıla uygulamasında aşı reddi seçeneğinin de bulunmadığını belirten Ebe Melike Sizege “Bu nedenle güvenli kayıt yapma imkanı sağlayan mevcut aile hekimliği yazılımlarının dışına çıkılması gereksiz bir risk oluşturmaktadır. Teknik altyapısı yetersiz, hukuki, mesleki ve maddi sorumluluğu yalnızca sağlık çalışanlarına yükleyen bu uygulamanın, çalışanlara ne gibi bir katkı sunduğu belirsizdir. Asıl olarak kime hizmet ettiği kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Bizler bütün gelişmiş toplumlarda olduğu gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin kamu tarafından desteklenmesini istiyoruz” diye konuştu.</p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/melike-sizege-asila-uygulamasinin-risklerinden-bahsetti/23495/</link>
<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 14:23:42 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Alzheimer hastalığına çare mi bulunuyor!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://antalyaburada.com/images/haberler/alzheimer-hastaligina-care-mi-bulunuyor.jpg" width="250"><br><p style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;">Toronto’da düzenlenen <strong>2025 Alzheimer Derneği Uluslararası Konferansı’nda (AAIC 2025)</strong> paylaşılan veriler, oral yolla uygulanan, mitokondri hedefli, sınıfında ilk olan küçük molekül SUL-238’in <strong>sağlıklı ileri yaştaki gönüllülerde güvenli, iyi tolere edilebilir</strong> olduğunu ve <strong>yüksek beyin penetrasyonu</strong> sayesinde nörodejeneratif hastalıkların tedavisi için umut vadettiğini ortaya koydu.</p>

<p style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;">Toplam <strong>53 sağlıklı ileri yaştaki gönüllü</strong> üzerinde gerçekleştirilen Faz 1 klinik araştırmasında, oral SUL-238’in 50–2000 mg tekli dozlarının güvenli, iyi tolere edilebilir ve uygun bir farmakokinetik profile sahip olduğu, ayrıca yüksek beyin-omurilik sıvısı (BOS) penetrasyonu sağladığı gösterildi. Bu bulgular, SUL-238’in, Alzheimer da dahil olmak üzere nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde ileri <strong>klinik geliştirme aşamaları için güçlü bir aday</strong> olduğunu gösterdi.</p>

<p style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;"><strong>Abidin Gülmüş, GEN Yönetim Kurulu Başkanı:</strong><br />
“Bu umut verici klinik araştırma sonuçları, Alzheimer hastalığının biyolojisini hedef alan tedaviler geliştirme misyonumuzda önemli bir adım niteliğindedir.”<br />
<br />
<strong>Uzm. Dr. Nadir Ulu, GEN Ar-Ge & Klinik Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı:</strong><br />
“Mükemmel güvenlilik profili, yüksek BOS geçişi ve güçlü preklinik veriler ışığında SUL-238, Alzheimer da dahil olmak üzere birçok nörodejeneratif hastalık için umut verici bir aday olarak öne çıkmaktadır. Yakın zaman içinde SUL-238 ile Faz 2 ve Faz 3 klinik araştırmalarımıza başlayacağımız için oldukça heyecanlıyız.”</p>

<p style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;"><strong>Olumlu Faz 1 sonuçları</strong> gösteren SUL-238, yakın zamanda başlatılması planlanan Faz 2 ve Faz 3 klinik araştırmalar ile Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde umut vadeden bir aday konumuna geldi. GEN, güçlü Ar-Ge yatırımları ve uluslararası iş birlikleriyle yenilikçi ilaç geliştirme yolculuğunu sürdürmeye devam ediyor.</p>

<p style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;"><strong style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;">SUL-238 Hakkında:</strong><br style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;">SUL-238, hücrenin “enerji santrali” olan mitokondrileri hedef alan, kış uykusuna yatan hayvanlardan esinlenilerek geliştirilmiş, sınıfındaki ilk olan küçük molekül bir ilaç adayıdır. Mitokondride kompleks I/IV aktivasyonu yoluyla mitokondri fonksiyonlarını düzeltir ve nörodejeneratif, kardiyovasküler ve renal hastalıklar ile yaşlanma deneysel hayvan modellerinde mitokondri fonksiyonunu iyileştirir. SUL-238, kan-beyin bariyerini geçebilme özelliğine sahiptir ve kapsamlı preklinik ve Faz 1 güvenlilik çalışma aşamalarından başarıyla geçmiştir.</span><br style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;">SUL-238, nörodejeneratif hastalıklara yönelik uygulamalar için GEN tarafından Sulfateq BV’den lisanslanmıştır.</span><br />
<br />
<strong style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;">GEN Hakkında:</strong><br style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;" />
<span style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;">GEN, 25 yılı aşkın tecrübesiyle Türkiye'nin en hızlı büyüyen ilaç şirketlerinden biridir. Çok yönlü bir iş modeline sahip olan GEN, hem güçlü küresel iş ortakları ile nadir hastalıklar ve karşılanmamış sağlık ihtiyaçlarına dünya çapında çözümler sunmakta hem de en iyi standartları karşılayan son teknoloji üretim tesisi ve büyük Ar-Ge yatırımları ile uluslararası pazarda yüksek talep gören rekabetçi ürünler geliştirmekte ve üretmektedir. </span></p>

<p style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;"> </p>

<p style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;"><span style="font-family: helvetica, &quot;trebuchet ms&quot;, arial, sans-serif; font-size: 16px;">Turquality ve Responsible programlarına dahil olan sayılı ilaç firmalarından biri olarak GEN, ilaç sektöründe önemli bir küresel oyuncu olma hedefiyle cesur Ar-Ge yatırımları yapmakta, güçlü altyapısı ile özgün ilaç geliştirme faaliyetlerini iki farklı Ar-Ge merkezinde sürdürmektedir. Türkiye, Almanya, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Gürcistan ofislerinde uzman kadrosuyla hizmet veren GEN, etik ve bilimsel ilkeler ışığında yürümeye, inovatif çözümler üretmeye ve geleceğin sağlık firması olma hedefinde büyümeye hız kesmeden devam etmektedir.</span></p>
]]></description>
<link>https://antalyaburada.com/alzheimer-hastaligina-care-mi-bulunuyor/23474/</link>
<pubDate>Wed, 30 Jul 2025 00:02:00 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>