1xbet betist supertotobet
istanbul escort bayan

casino siteleri güvenilir bahis siteleri slot siteleri iddaa siteleri

Bugun...


Murat SEYİRCİ

facebook-paylas
Millet ne der?
Tarih: 01-03-2022 10:51:00 Güncelleme: 01-03-2022 10:51:00


Aslında pek çok eksiğe rağmen Aralık 1876 tarihinde Kanun-ı Esasî'nin ilân edilmesi ve 19 Mart 1877 tarihinde de ilk Parlamentonun açılmasıyla Osmanlı Devleti'nde Parlamenter rejim başlar.

Mustafa Kemal Atatürk döneminde Cumhuriyet'in ilanı ile meclisin gücü netleşse de, ülkemiz 2017 yılına kadar bu sistemin bir türlü düzeltilemeyen, rahatsızlıkları giderilemeyen yapısı ile yaşar.

Yönetim sistemimiz darbe yasası ile değişime maruz kalır, dikiş tutmayan koalisyonlar ile deforme hale getirilir.

Sistem öcüleştirilir, aslında "öcüler kişilerdir" gerçeği geri plana itilir.

Bir yönetim sisteminden önce yönetecek kişilerin ve yönetilecek toplumun genlerine bakılmalı, eğitim sistemi ve algı düzeyi ölçülmeli, inancına ters düşmeyecek sistem oluşturulmalı.

Türk siyasetinin çarpık yapısı,

Vatandaşını koyun gibi gören anlayışı,

Uzlaşmadan ziyade inatlaşma üzerine kurulu yönetim tarzı,

Beceriksiz yönetim sorumluluğu ise istifa edince biten yapısı ile parlementer sistem yıllarca hep tartışıldı.

Madem koalisyonlarda uzlaşamıyoruz, tek adam yönetsin iştahı millete dayatıldı.

2017 referandumu ile Başkanlık Sistemi hayatımıza alındı.

"Önce sisteme geçelim, sonra yolda düzeltelim" sözleri ise Başkanlık Sisteminde tutulmadı.

Çığ gibi büyüyen ülke sorunlarını tek kişinin çözmesi üzerine kurulu yapı tutmadı.

Denetleyecek kişileri kendisi seçen,

Hesap verme kültürünü geliştirmesi yerine erozyona uğratan,

"Dediğim dedik" dayatmasına müsait Başkanlık Sistemi, bir türlü hayalimizdeki değişimi getirmedi.

"Ben bu halinden memnunum" diyen azınlık kişiler ile...

Yapılan büyük hatalara rağmen "sorunu da ben çözerim" diye direten kişilerin egemenliği ile...

Seçime gitmeyi engelleyecek ittifak partneri ile...

Başkanlık Sistemi doğal olarak sorgulanır, eski ve yeninin arasında bir seçenek aranır.

Millet İttifakının yaptığı da böyle bir hamle.

Üstelik bu tek kişinin isteği ile değil, çok kişinin katkısı ile hazırlanan "Sağlamlaştırılmış Parlamenter Sistemi."

Bir araya gelmezlerin metne imza atması,

Denetim mekanizmasını devreye alması,

Hesap verilebilirlik düzeyinin artırılması,

Başkan ve meclisin, iktidar ve muhalefetin birlikte yönetip denetleyeceği bir sistemin karara bağlanması ülkemiz adına olumlu bir adım.

Gönül ister ki değişim diyenler değişimden sonra sözlerini tutsa,

"Sadece ben bilirim" düşüncesinden uzaklaşsa,

Denetim ve liyakat ilkesine bağlı kalsa,

Toplumu ayrıştırmasa,

Genlerimizden şeffaflığı uzaklaştırmasa,

Geleceğe dair tutulabilir sözler verip, toplumun onayını almış hayaller kursa, tekrar parlamenter sistem diye bir arayış olmazdı.

"Benim hayalim bu proje" yerine, toplumun hayali benim önemsediğim olgudur.

Devlet kişilerle değil sistemlerle yönetilir.

Devlet sırlarla değil, şeffaflık ile yaşar.

Devlet dayatma ile değil, kucaklama ile toplumu sarar.

Devlet halktır, halkı yöneten de devlet değil halkın parçasıdır.

Başkanlık sistemini destekleyen ancak söylem ile eylemlerin tutmadığı gerçeğini izlemiş biri olarak...

Türkiye tek kişinin kararları ile yönetilecek bir sistemi vatandaşına sevdiremedi.

Sevilecek taraflarını güzelleştiremedi.

Bu konuda da sınıfta kaldı.

Ülkedekiler olarak bizim bir ortamız yok.

Biz ya uç, ya dip kararlar veriyor, ilk defa geniş bir uzlaşı ile yeni bir yönetim sistemini tartışıyoruz.

Ben bu adımı kıymetli buluyorum.

Millet ne der bunu göreceğiz.

Uzlaşıyı ve denetimi ise galiba bu sistemle ve ortak düşünce ile ülkemize getireceğiz.

Hayata Seyirci kalmamanız dileğiyle.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
YUKARI