beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



ATSO'da meclis üyesi İbrahim Kan matbaa gerçeklerini anlattı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Nisan ayı meclis toplantısında meclis üyeleri, kendi komiteleri adına söz alırken; matbaa, kâğıt, ambalaj ve dijital baskı firmalarından oluşan ATSO 13. Meslek Komitesi Meclis Üyesi İbrahim Kan, matbaa sektörüne dair sıkıntıları meclis salonunda dile getirdi.

facebook-paylas
Güncelleme: 23-04-2026 18:52:09 Tarih: 23-04-2026 18:30

ATSO'da meclis üyesi İbrahim Kan matbaa gerçeklerini anlattı

Kan, matbaacılık sektörünün tedbir alınmazsa yok olacağını belirtti. Girdi maliyetlerinden merdiven altı gerçeğine, baskı hizmetlerinin tekelleştirilmesinden toplu iş merkezi sorunlarına kadar pek çok sorunu detaylandıran Kan, matbaa makinelerini hurda fiyatına elden çıkararak sektörden çekilen meslektaşlarından bahsetti.

MATBAANIN TARİHİNDEN BAŞLADI
Mecliste yaptığı konuşmanın girişinde, “Matbaacılık mesleğinin kökleri yüzyıllar öncesine uzanıyor.” diyerek sözlerine başlayan 13. Grup Meslek Komitesi Meclis Üyesi İbrahim Kan, mesleğin M.S. 539. yılda bilginin yayılmasına, kültürün gelişmesine öncülük ettiğini anlattı ve mesleğin öneminden bahsetti. Açıklamasında, “Bugüne bakıldığında, köklü mesleğin ciddi bir kırılma noktasına geldiğini” aktaran Kan, “Matbaalar bir bir üretimden ayrılıyor, yatırım maliyetinin yüksekliği nedeniyle yeni yatırımcılar gelmiyor, mevcut makineler geri dönüşüme hurda demir parasına satılmak zorunda kalınıyor.” dedi.

ANA SORUN: KAYIT DIŞI VE DÜZENSİZLİK
Sektörün en büyük problemlerinden birinin kayıt dışı üretim olduğunu, üretmediği hâlde üretim tesisi varmış gibi kendini pazarlayan eli çantalılardan sektörün çok çektiğini anlatan Kan, bu gerçeklerin hangi olumsuz tabloyu beraberinde getirdiğini sıraladı. Vergi yükü olmayan ve haksız rekabeti beraberinde getiren eli çantalı pazarlamacıların, kurallara uyan işletmeleri cezalandırdığına değinen Kan, bu konuda meclise çağrıda bulundu, komitesi adına net bir adım atılmasını beklediğini söyledi. Vergi dairesi ile ortak ve kararlı bir mücadele başlatılmasını, denetimlerin artırılmasını isteyen Kan, sektörün disiplin altına alınması gerektiğini belirtti.

YASAL DÜZENLEME İHTİYACI
Matbaa sektörünün yapması gereken işlerin maalesef farklı kurumlar tarafından adeta tekelleştirildiğinden şikâyet eden Kan, basit usul esnafa ait resmî belgelerin sadece TESK tarafından bastırılarak 81 ildeki odalara satıldığını aktardı. Bu gerçeğin sektörde ciddi bir gelir kaybına neden olduğunu paylaşan Kan, “Bu basım yetkisi matbaalara da verilmelidir.” diyerek talebini ATSO Yönetim Kuruluna iletti, bu konuda gerekli yasal düzenlemenin yapılması gerektiğini hatırlattı. Yapılacak düzenlemenin, matbaa dâhil tedarik zincirindeki sektörleri de olumlu etkileyeceğinin altını çizen Kan; kâğıt üreticisinden kalıpçısına, malzeme tedarikçisinden matbaa boyasını satan firmalara kadar onlarca sektörün ekmek yiyeceğini dile getirdi.

BÜYÜK EKSİKLİK: TOPLU ÜRETİM ALANLARI
Antalya’nın pek çok sektörde toplu iş yeri problemi olduğunu ve bu soruna karşın olumlu hiçbir adımın atılmadığına vurgu yapan Kan, Türkiye’nin farklı şehirlerinde “Matbaa Üretim Bölgesi” adı altında matbaacıları bir araya toplayan toplu iş yeri alanlarının olduğundan bahsetti. Antalya’da matbaacıların mahalle aralarında, apartman altlarında, pasaj içlerinde sıkıştığını ve buralarda üretim yapmaya çalıştığını belirten Kan, bu durumun beraberinde iş güvenliği tehlikesini, verimsiz ve sürdürülemez çalışma ortamını getirdiğine değindi.

Artan kiralardan, bina altındaki matbaaların kat maliklerini rahatsız ettiği gerekçesiyle çalışma saatlerinde yaşadığı sıkıntılardan, düşen işletme kârlılığından ve dağınık yapı nedeniyle güçsüz bir sektör görüntüsü çizilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Kan, çözüme dair önerilerini paylaştı. Çözüm önerileri ve faydalarını sıralayan Kan, açıklamasına şu sözlerle devam etti:

“Antalya’da acilen toplu iş yerleri kurulmalı. Bu sayede sektör bir araya gelecek. Lojistik kolaylık sağlanacak. Daha uygun maliyetler, daha büyük üretim alanları ve daha da önemlisi ortak makine kullanımı üretimi hızlandıracağı gibi gereksiz ve riskli makine yatırımının da önüne geçecek. Hammadde lojistiğinde tasarruf sağlanacak. Sektöre malzeme getiren büyük tonajlı araçlar şehir içi trafiğine girmeyecek ve şehir trafiğinin rahatlamasına neden olacak. Sektördeki meslektaşlarım birlikte daha büyük projelere teklif verebilecek, hatta yurt dışı pazarlarına açılabilecek. Vatandaşlarımız tek lokasyonda çok sayıda matbaa seçeneğine ulaşabilecek. Bugün kutu üretende farklı makine var, broşür baskısı yapanda farklı makine var. Sadece dijital baskı yapan matbaalar ya da ozalit türünde baskı yapan firmalar var. Tek işi kalıp almak, selefon kaplamak olan firmalar var. Saymakla bitmeyecek tüm sektörel hizmet ve üretim tedarikçileri aynı alanda iş yapacak, bu durum hızlı üretimi de beraberinde getirecek.”

MATBAA EKİPMAN FUARI
Mecliste taleplerini arka arkaya sıralayan Meclis Üyesi Kan, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası yönetiminden geleneksel hâle gelecek bir sektörel fuar düzenlenmesini istedi. “Dijital makine üreticileri ve ana bayi satıcıları ile Antalya ve çevresindeki tüm ilgili sektörleri bir araya getirecek iki günlük bir fuar organizasyonunun ATSO çatısı altında düzenlenmesi talebimizdir.” diyen Kan, ayrıca organizasyona KOSGEB’in de dâhil edilerek mevcut makine desteklerine uyan programların katılımcılarla buluşturulmasının önemini anlattı.

Makine satıcılarının fuarlara ödeyecekleri yüksek metrekare fiyatlarından kurtularak ATSO’nun düzenleyeceği fuara daha ekonomik bir metrekare fiyatıyla girebileceklerini anlatan Kan, bu sayede satılan makinelerin fiyatlarının daha uygun ve cazip olacağını da ifade etti.

SEKTÖR KENDİNİ DE DÜZELTMELİ!
Mecliste yaptığı konuşmada sektörü adına özeleştiride de bulunan Kan, sorunun sadece dışarıda olmadığını, kendi içlerinde de büyük sorunlar bulunduğunu ve ciddi hatalar yapıldığını vurguladı. “Çoğu işletme maliyet hesabı yapmıyor.” diyen Kan, sektörün ucuzluk üzerinden rekabet ettiğinden bahsetti, günü kurtarmaya çalışmanın kendi ayağına sıkmak olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

YANLIŞ REKABETİN SONUCU
Sektördeki yanlış rekabetin birçok olumsuzluğu beraberinde getirdiğine değinen Kan, olasılıkları şu şekilde sıraladı: “Kârlılık düşer, kalite düşer, sektör küçülür ve sonunda herkes kaybeder.”

Sektörün ayağa kalkması için devlet desteğinin ve teşvik edici kredilerin şart olduğunu da dile getiren Kan, pandemi dönemindeki gibi uzun vadeli, düşük faizli kredilerin sağlanmasını, işletmelere can suyu verilmesini istedi. Konuşmasının sonunda sektöre ait önemli sorunlardan biri olan KDV girdi ve çıktıları hakkında da gerçekleri paylaşan Kan, matbaaların birinci hamur kâğıdı yüzde 10 KDV ile aldığını, işlenip ürün hâline geldiğinde ise yüzde 20 KDV ile sattığına değindi. Bunun sürdürülebilir olmadığını ve bu dengenin eşitlenmesi gerektiğini ATSO yönetimi ile paylaşan Kan, “Girdi yüzde 10 ise çıktı da yüzde 10 olmalı.” Dedi, üretici üzerindeki bu yükün kaldırılmasını istedi.




Kaynak: Akdenizde Yeni Yüzyıl







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SEKTÖR - FİRMA Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARA
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
YUKARI YUKARI