|
Tweet |
Antalya’nın Muratpaşa ilçesine bağlı tarihi Kaleiçi bölgesinde bulunan ve kentin en önemli simge yapıları arasında gösterilen Sultan Alaaddin Camisi, geniş kapsamlı bir yenileme sürecine giriyor. Yaklaşık 192 yıllık bir geçmişe sahip olan yapının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restorasyon projesi hazırlandı.
Kaleiçi'nin özgün mimari dokusunu yansıtan yapı, 1834 yılında Panagia Kilisesi ismiyle inşa edildi. Tarihi süreç içerisinde farklı işlevler üstlenen bina, 1922 ile 1934 yılları arasında Antalya Arkeoloji Müzesi olarak değerlendirildi. Üzerinde yer alan yıldız, melek, haç ve çeşitli bitki motifleriyle dikkat çeken mimari esere 1950 senesinde mihrap ve minare ilave edildi. Yapı, söz konusu tarihten itibaren ibadethane olarak işlev görmeyi sürdürüyor.
Eserde yürütülecek çalışmalar ve ihale sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Antalya Vakıflar Bölge Müdürü Nurullah Pervaneli, yapının en son 2005 yılında restorasyondan geçtiğini aktardı. Pervaneli, yaklaşık 65 milyon lira bütçeli ihale sürecinin sonuçlandırıldığını ve mevcut durumda proje hazırlıklarının sürdüğünü ifade etti. Hazırlanan projelerin tamamlanmasıyla birlikte yapının ibadete kapatılacağını belirten Pervaneli, restorasyon işlemlerinin 3 yıl boyunca aralıksız devam edeceğini bildirdi.
Çalışmalar kapsamında yapının temelinden tavanına, dış çevre duvarlarından lojman alanına, kapı ve pencerelerine kadar her bir noktasının ayrıntılı biçimde elden geçirileceği kaydedildi. Yüzeylerde zamanla oluşan veya sonradan uygulanan boya ve benzeri materyallerin raspa tekniğiyle temizleneceği belirtildi. Sürecin, bünyesinde akademisyenler ile sanat tarihçilerinin yer aldığı uzman bir bilim kurulu denetiminde yürütüleceği, kurul kararları doğrultusunda hareket edileceği aktarıldı.
Ayrıca yapıda bulunan Hz. Meryem ve melek figürlerinin yanı sıra geçmiş dönemlerde tavandan dökülen parçaların da incelemeye alınacağı bilgisi verildi. Eserin Osmanlı idaresi döneminde bir kilise olarak inşa edilmesinin dönemin inanç özgürlüğüne verilen değeri gösterdiğini dile getiren Pervaneli, mimari yapının geçmişte insanların toplandığı, fikir alışverişinde bulunduğu ve sanatsal faaliyetler gerçekleştirdiği bir merkez işlevi gördüğünü vurguladı. Yenileme ve koruma işlemlerinin tamamlanmasının ardından tarihi mekanın yine cami olarak hizmet sunmaya devam edeceği bildirildi.