|
Tweet |
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, ALDAŞ’ın 2019-2025 yılları arasındaki mali kayıtları mercek altına alındı. Bilirkişi raporunda güncel değerleme, ticari faiz ve KDV dahil toplam 399 milyon 507 bin 249 TL tutarında kamu zararı meydana geldiği değerlendirmesine yer verildi. Dosyada; şirket faaliyetleriyle doğrudan ilgisi bulunmadığı öne sürülen yurt içi ve yurt dışı seyahatler, lüks otel konaklamaları, fiilen çalışmadığı iddia edilen kişilere maaş ile huzur hakkı ödenmesi ve bazı harcamaların yüzde 15 ek pay konularak ASAT’a fatura edilmesi gibi suçlamalar yer alıyor. Tutuklu yargılanan Muhittin Böcek hakkında zimmet ve kamu kurumunun zararına dolandırıcılık suçuna yardım etme iddiasıyla dava açılırken, şahsına çıkarılan 2 milyon 472 bin TL’lik harcama tutarının dava öncesinde ödendiği bildirildi.
Duruşmada ilk savunmayı gerçekleştiren Muhittin Böcek, 32 yıllık siyasi hayatı boyunca kamu zararına yol açacak bir eylemde bulunmadığını dile getirdi. Şirketin geçmişten gelen yönetim ilkeleriyle idare edildiğini söyleyen Böcek, temsil ve ağırlama harcamalarının kurumsal görevler kapsamında yapıldığını, yoğun iş temposu nedeniyle detaylı fatura takibi yapmasının mümkün olmadığını belirterek suçlamaları reddetti ve beraatini istedi.
Sanıklar arasında yer alan ve yurt dışından SEGBİS vasıtasıyla bağlanan M.K. ise 2019 yılında belediye başkanının görevlendirmesiyle denetim kurulunda yer aldığını ve sadece yasal huzur hakkı ödemesi aldığını aktardı. Usulsüzlük iddialarını duyunca istifa etmek istediğini ancak kendisine işlemlerin mevzuata uygun olduğunun söylendiğini beyan eden M.K., adına çıkarılan kamu zararı miktarını savcılık hesabına yatırdığını ekledi.
ALDAŞ İdari İşler ve Satın Alma Müdürü N.Ö., satın alma yetkisinin 20 bin TL ile sınırlı olduğunu vurgulayarak kişisel harcama iddiasıyla dosyaya giren 68 kalemi kabul etmedi. Konaklamaların görev amaçlı yapıldığını belirten N.Ö., alınan hediyelik ve spor malzemelerinin kurumsal ihtiyaçlar doğrultusunda amir onayıyla temin edildiğini ifade etti.
Eski makam şoförleri A.Y. ve M.Y. de yetkilerinin yalnızca araç kullanımı, misafir karşılama ve fiş teslimiyle sınırlı olduğunu, satın alma yetkilerinin bulunmadığını kaydederek beraatlerini talep etti. Hâlen görevde bulunan ASAT Genel Müdür Yardımcısı O.Y. ile Kanalizasyon Daire Başkanı B.K. ise harcamaların Fransız Kalkınma Ajansı ve Dünya Bankası kredi görüşmeleri gibi resmi seyahatler ile fuar katılımlarından kaynaklandığını, tüm seyahatlerin resmi görevlendirmelere dayandığını belirtti.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Daire Başkanı S.A. ise daha önce verdiği beyanlara açıklık getirerek,belediyelerin resmi tören bütçesi kullanma hakkı bulunduğunu ve harcamaların ALDAŞ bütçesinden karşılandığını duyduğu için o yönde ifade sunduğunu aktardı. Yurt dışı temaslarının kredi imzalarıyla ilgili resmi görevler olduğunu savunan S.A. suçlamaları reddetti. Referansla işe girdiğini belirten sanık N.E. de çalışmadan para kazanma amacının olmadığını, rahatsızlanan yakınının yanına yurt dışına gittiğini ve döndüğünde suçlamayı öğrenince bahsi geçen tutarı ödediğini beyan etti.
Sanık savunmalarının tamamlanmasıyla birlikte mahkeme heyeti avukatların beyanlarını almaya başladı. Yaklaşık 400 milyon TL'lik kamu zararı iddiasıyla sürdürülen yargılamada hukuki süreç devam ediyor.