|
Tweet |
Antalya Kadın Platformu, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’ya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, aradan geçen 6 yılı aşkın süreye rağmen Doku’dan hâlâ haber alınamadığı belirtilerek, soruşturma sürecine yönelik eleştiriler dile getirildi.
Platform, soruşturmanın etkin, bağımsız ve şeffaf şekilde yürütülmediğini savunarak, dosyanın uzun süre sonuçlandırılmadığını ve çeşitli ihmaller yaşandığını öne sürdü. Son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı beyanlar ve tanık anlatımlarının dosyada yeni tartışmaları gündeme getirdiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, 2025 yılı itibarıyla dosyada yaşanan gelişmeler kapsamında bazı kişilerin gözaltına alınması ve tutuklanmasının, yürütülen mücadelenin bir sonucu olduğu belirtilirken, bu adımların geç atıldığı ve yeterli olmadığı görüşü paylaşıldı.
Platform, Gülistan Doku’nun akıbetinin açıklanması, soruşturmanın şeffaf yürütülmesi ve sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
Antalya Kadın Platformu’nun konuya ilişkin yaptığı açıklamanın tamamı ise şu şekilde:
"BASINA VE KAMUOYUNA
Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kayboldu. Aradan geçen 6 yılı aşkın süreye rağmen Gülistan’dan hâlâ haber alınamamıştır. Bu süre zarfında yürütülmesi gereken etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturma yükümlülüğü yerine getirilmemiş; aksine dosya sistematik biçimde sürüncemede bırakılmış, deliller karartılmış ve sorumlular korunmuştur.
Bugün gelinen noktada, kamuoyuna yansıyan itirafçı beyanları ve yeni tanık anlatımları; bu dosyada sadece bir kaybolma değil, aynı zamanda gerçeğin örtülmesine dönük organize bir çabanın bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Uzun yıllar boyunca dile getirilen şüpheler artık somut beyanlarla güçlenmiş; özellikle dönemin Tunceli Valisi’nin oğluna ilişkin ciddi iddialar, bu dosyada cezasızlık politikasının nasıl işlediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Gülistan Doku’nun kaybolduğu günden bu yana ailesi, kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları aynı soruyu sormaktan vazgeçmemiştir:
“Gülistan Doku nerede?”
Bu soru, yalnızca bir kaybın değil; bu ülkede kadınların yaşam hakkının nasıl tehdit altında olduğunun, faillerin nasıl korunduğunun ve adalet mekanizmasının nasıl işletilmediğinin de sorusudur.
2025 yılı itibarıyla soruşturma dosyasında yaşanan gelişmeler, bugüne kadar yürütülen sürecin eksikliğini ve ihmallerini açıkça ortaya koymaktadır. 13 kişinin gözaltına alınması ve tutuklamaların gerçekleşmesi, yıllardır verilen mücadelenin bir sonucudur. Ancak bu adımlar, gecikmiş ve yetersizdir. Gerçek adalet, yalnızca birkaç tutuklama ile değil, tüm sorumluların açığa çıkarılması ve yargılanmasıyla mümkündür.
Bizler Antalya Kadın Platformu olarak çok açık söylüyoruz:
Bu dosyada yaşananlar bir “ihmal” değil, cezasızlıkla beslenen bir sistem sorunudur.
Kadınların yaşam hakkını korumayan, failleri açığa çıkarmayan ve delilleri karartan her yaklaşım, bu suça ortak olmaktır.
Taleplerimiz nettir:
• Ortaya çıkan yeni deliller derhal, bağımsız ve tarafsız bir şekilde incelenmelidir.
• Sorumluluğu bulunan herkes — konumu, statüsü, siyasi bağlantısı ne olursa olsun — adalet önünde hesap vermeli ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
• Gülistan Doku’nun akıbeti derhal açıklanmalı, cenazesi bulunarak ailesine teslim edilmelidir.
• Soruşturma süreci şeffaf yürütülmeli, kamuoyu düzenli ve doğru biçimde bilgilendirilmelidir.
• Bu dosyada ihmali veya kastı bulunan kamu görevlileri bulundukları görevden el çektirilmelidir.
• Gülistan nezhinde Rojin Kabaiş , İlayda Zorlu, Rabia Naz Vatan, Nadira Kadarova, Narin Güran, Sevda Kurt, Şule Çet Gülistan'ın ardından şüpheli şekilde yaşamını kaybeden Rojwelat Kızmaz vedaha nice kadın cinayetinin aydınlatılması talebimizdir.
Tam da bu yüzden iktidarın kirli kavgalarından dökülen kırıntılarla değil, kadınların tırnaklarıla kazıyarak çıkardığı gerçeklerle adalet gelecek.
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılana ve gerçek adalet sağlanana kadar bu davanın peşini bırakmayacağız.
Bu yalnızca Gülistan’ın davası değildir.
Bu, kadınların yaşam hakkı mücadelesidir.
Bu, hakikat ve adalet mücadelesidir.
“Gülistan Doku nerede?” Gülistan Doku’ya ne oldu? demeye devam edeceğiz.
“Gülistan için adalet!” demekten asla vazgeçmeyeceğiz.
Antalya Kadın Platformu"