|
Tweet |
Bölgedeki ilk kapsamlı kazı ve inceleme süreçlerinin 2016 senesinde Antalya Müzesi Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirildiği belirtildi. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik liderliğinde dört sene boyunca sürdürülen kazılar sonucunda, çok sayıda imalathanenin yer aldığı devasa bir zeytinyağı imalat merkezinin gün ışığına çıkarıldığı ifade edildi.
Antik dönemde "Elaibaris" olarak da adlandırılan yerleşimin kelime anlamının "zeytin çiftliği" olduğu paylaşıldı. Söz konusu alanın büyük bir kentten ziyade geniş çaplı bir köy niteliği taşıdığı, ancak bölgenin en kayda değer zeytinyağı imalat odaklarından biri olduğu aktarıldı. Özellikle Roma İmparatorluğu döneminde Antalya ve çevresinin önemli bir ihracat merkezi işlevi gördüğü, Lyrboton Kome’de elde edilen yüksek miktardaki zeytinyağının ticaretinden büyük bir sermaye kazanıldığı dile getirildi. Bu ekonomik birikimin, kentin bağlı olduğu Perge’nin imar faaliyetlerini doğrudan finanse ettiği; Perge’deki anıtsal mimari eserlerin ve ana caddedeki yapıların bu gelirle inşa ettirildiği kaydedildi.
Arkeolojik bulgular, antik dönemdeki ticari faaliyetlerde ve toplumsal idarede kadınların üstlendiği aktif rolü de gözler önüne serdi. Demeter Rahibesi Arete’nin şahsi bütçesiyle bir zeytinyağı kulesi inşa ettirdiği ve bir vakıf kurduğu belirtildi. Arete’nin ardından oğulları, torunları ve aileden Kille adlı bir başka kadının zeytinyağı imalatını sürdürerek yüksek gelir elde etmeye devam ettikleri bildirildi. Perge yönetimine bakıldığında da belediye başkanlığı görevini yürüten Plancia Magna gibi nüfuzlu kadın figürlerin varlığına dikkat çekilerek, kadınların ekonomik ve idari mekanizmalarda belirleyici konumda yer aldıkları vurgulandı.
Söz konusu antik yerleşimin vakıf belgeleri açısından oldukça zengin olduğu ifade edildi. Taş duvarlara işlenen vakıf şartnamesinde zeytinliklerin muhafazasına ilişkin sert kuralların yanı sıra sosyal etkinliklere dair maddelerin de bulunduğu açıklandı. İmalattan kazanılan parayla her senenin birinci ayının 20'nci gününde Apollon onuruna festivaller düzenlenmesinin kararlaştırıldığı; tüm köy sakinlerinin bu organizasyonlarda ağırlanması, eğlendirilmesi ve gıda ihtiyacının karşılanmasının hükme bağlandığı iletildi. Yapılan kazılarda Apollon’a ithaf edilen alanın da açığa çıkarıldığı, Rahibe Arete’nin yaptırdığı kuleyi Perge Artemisi’ne sunduğu ve ilerleyen dönemlerde bölgeye ulaşan Türklerin ilk etapta doğrudan bu noktaya yerleşmedikleri bilgisi aktarıldı.