|
Tweet |
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur, emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık tarafından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, yaptığı değerlendirme sonucunda Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında tutuklama kararı verdi.
Savcılık soruşturması kapsamında Oğuzhan Uğur hakkında "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ile "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltiliyor. Ancak bu suçlamalar soruşturma aşamasındaki iddialardan ibaret olup, henüz mahkeme tarafından esastan değerlendirilerek kesin hükme bağlanmış değil.
Hakimlik Kararında Hangi Gerekçeler Yer Aldı?
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, tutuklama kararında soruşturma dosyasındaki mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması, kaçma şüphesine ilişkin değerlendirme ve adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yetersiz kalacağı yönündeki kanaatlere yer verdi.
Hakimlik, bu gerekçeler doğrultusunda tutuklama tedbirinin uygulanmasına karar verdi. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre tutuklama, bir ceza değil; soruşturma veya kovuşturma sürecinde belirli şartların oluşması hâlinde başvurulan geçici bir koruma tedbiridir. Bu nedenle verilen tutuklama kararı, kişinin isnat edilen suçları işlediğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor. Suçlamaların hukuki niteliği ve sorumluluğa ilişkin nihai değerlendirme, yargılama sonunda verilecek mahkeme kararıyla belirlenecek.
Oğuzhan Uğur'un Savunması
Adliyedeki ifadesinde Oğuzhan Uğur, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirtti. Ahbap Derneği'ndeki görev ve sorumluluklarının kamuoyunca bilinen faaliyetlerle sınırlı olduğunu ifade eden Uğur, mali işlemlerin ilgili birimler tarafından yürütüldüğünü savundu. Üzerine atılı suçlamaları reddeden Uğur, herhangi bir suç işleme kastının bulunmadığını söyledi. Yargı Süreci Devam Ediyor Soruşturma dosyasında yer alan iddialar henüz mahkeme tarafından esastan değerlendirilmiş ve kesin hükme bağlanmış değil. Bu nedenle hukuken Oğuzhan Uğur hakkında "masumiyet karinesi" geçerliliğini koruyor.
Tutuklama kararı, yargılamanın sonucunu değil; soruşturmanın mevcut aşamasında uygulanan bir koruma tedbirini ifade ediyor. Yargılama sürecinde tarafların sunacağı deliller, savunmalar ve mahkemenin yapacağı değerlendirmeler doğrultusunda dosya hakkında nihai karar ilerleyen süreçte verilecek.