|
Tweet |
SUDA KEYFİ TÜKETİM
Canlı yayında turistlerin özellikle otellerde suyu hoyratça harcadığına dikkat çeken Başkan Karancı, ‘‘Manavgat ve Alanya bölgesi başta olmak üzere Antalya genelinde bizim çok sayıda 5 yıldızlı turizm tesislerimiz bulunuyor ve burada korkunç su tüketimleri var.’’ ifadelerini kullandı. Turistlerin otellerde sık sık duş aldıklarını, 24 saat boyunca duş kullanımını sürdüğünü, bunun yanı sıra küvet ve jakuzilerde yüksek miktarda su tüketildiğini anlatan Karancı, ciddi şekilde artan bu kullanıma karşı önlem alınması tavsiyesinde bulundu.
SU KESİCİLER KULLANILMALI!
Son yıllarda turist sayısında rekor seviyelere ulaşıldığını hatırlatan Karancı, bu durumun su tüketimine etkisini anlattı. ‘‘Turizmle beraber doğal kaynaklarımızı da hızlı bir şekilde tüketiyoruz.’’ diyen Karancı, otellerde elektrik kullanımını azaltan kartlı sistemi örnek gösterdi. Karancı konuya dair şunları söyledi: ‘‘Otellere girdiğinizde kapının arkasına kartı takarsınız ve elektrik sistemi devreye girer. Çıkarken de kartınızı alırsınız ve enerji bir süre sonra kesilir. Enerji tasarrufu için yapılmıştır. Bunu yapılmamış olsa odanın klimaları ve bütün elektrikli aletleri 24 saat boyunca çalışacaktır. Suda da buna benzer bir şeyin mutlak suretle getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.’’
Uzmanlar otellere akıllı su sayacı, duşlarda 7–8 litre/dakika debi sınırı, küvetlerde maksimum dolum seviyesi, olağan dışı tüketimde otomatik alarm, belirli bir sürenin aşılması durumunda sesli debi düşürme, bunun yanında su kaçağı algılama ve otomatik kapatma gibi önleyici sistemlerin su kullanımını azaltacağını savunuyor.
YARAYA PANSUMAN YAPIYORUZ!
Gazeteci Murat Seyirci’nin Antalya’nın su kaynaklarıyla ilgili sorusunu yanıtlayan Karancı, Antalya'nın içme suyu amaçlı kullandığı su kaynaklarının neredeyse tamamının yer altı sularından sağlandığına değindi. Karancı ‘‘Duraliler, Döşemealtı ve Termessos’un en büyük kaynaklardan birkaçı olduğunu söyledi, açıklamasının devamında şunları söyledi. ‘‘Şehrimizde arıtma tesisi olmadan, yer altındaki sularımız sondajlarla yüzeye çıkarılarak, depolarda gerekli ilaçlamalar yapıldıktan sonra şebekelere veriliyor. Bu noktada Antalya’da günde yeraltından 1,1 milyon metreküp su çekiliyor. Yani bir yılda Antalya'da 397 milyon metreküp su tüketiliyor ve bunun çok büyük bir çoğunluğu yeraltı suyundan sağlanıyor. Dolayısıyla sürdürülebilir bir sistem değil. Her yıl şunu yapıyoruz. Yaraya pansuman yapıyoruz, yeraltı suyu seviyesi düşüyor, su kaynaklarımızın verimi azalıyor ve biz daha derin sondajlarla, daha yüksek enerji maliyetleriyle, daha büyük pompalarla her yıl yüzeye su çıkarmaya çalışıyoruz.’’
KAYIP-KAÇAĞA DİKKAT ÇEKTİ
Antalya’nın yeraltı kaynaklarından çıkartılan suyun büyük bölümünün kayıp-kaçak yoluyla kullanılamadığının altını çizen Karancı, kayıp-kaçak oranının geldiği seviyeye değindi. ‘‘Çıkardığımız su da ASAT verilerine göre merkezde yüzde 39', tüm Antalya’da yüzde 36 kayıp kaçak oranımız var.’’ diyen Karancı, acı tabloyu hatırlattı. Karancı, ‘‘Herhangi bir tahakkuk görmeden ama altyapı tesislerindeki kaçaklardan ama sayaçlardaki arızalardan ama sonuç itibariyle sisteme girmeden maalesef kaybettiğimiz sular var. Bu da çok ciddi bir rakam. Bunun kanuni zorunluluğu %25. Mutlak suretle altyapıda çok ciddi bir iyileştirme ile bizim bunu %25 seviyelerine düşürmemiz gerekiyor.’’ şeklinde konuştu.
Gazeteci Murat Seyirci’nin, ‘‘Yani içme suyumuzun 3'te 1'i kayıp-kaçağa gidiyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi kayıp-kaçak oranının yüksekliği ve su borularının sık sık patlaması nedeniyle Antalya'daki su alt yapısını değiştiriyor.’’ tespitine yönelik ise ‘‘Sayıştay raporlarında bu rakamın yüzde 50'lere yaklaştığını görüyoruz. Dolayısıyla yer altından çektiğimiz yaklaşık 1 milyon metreküp suyun yarısının kaçak olarak sisteme dahil olmadan kaybolması bu şehrin çok büyük problemlerinden bir tanesi. ASAT’ın kendi rakamlarına göre ise Antalya merkezde kayıp-kaçak oranı yüzde 40 oranında. Bunu mutlak suretle, tabi burada altyapı yatırımları önemli... Büyükşehir Belediyesinin ve ASAT’ın ciddi altyapı yatırımları ile kanuni sınır olan %25’e düşürmesi gerekiyor.’’ ifadelerini kullandı.
Kaynak: Akdenizde Yeni Yüzyıl