|
Tweet |
Antalya'da 2024 mahalli idareler seçimlerinin ardından şekillenen yerel yönetim dengeleri, belediye başkanlarının parti değişimleri ve istifa kararlarıyla hareketlenmeye devam ediyor. Yerel seçimlerde kentin 19 ilçe belediyesinden 16’sını kazanan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi başkanlığını Muhittin Böcek ile elde eden Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) kan kaybı sürüyor.
Son dönemde Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan ile Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in partilerinden istifa ederek CHP ile yollarını ayırmasıyla birlikte, CHP yönetimindeki ilçe belediyesi sayısı 8’e düştü. Partiden ayrılan Osman Tarık Özçelik görevine bağımsız olarak devam ederken, kentte daha önce Aksu, Serik ve Elmalı belediye başkanlarının AK Parti kadrolarına katılması transfer iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Aksu, Serik ve Elmalı süreçleri öncesinde il teşkilatının "Görüşme yapmıyoruz" yönündeki beyanlarına rağmen yaşanan katılımlar, gözlerin diğer ilçe başkanlarına çevrilmesine neden oldu. Kamuoyunda ve siyaset kulislerinde CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran, Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Demre Belediye Başkanı Fahri Duran ve Alanya Bağımsız Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in AK Parti’ye geçip geçmeyeceği sorusuna yanıt aranıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir ile yerel teşkilat düzeyinde herhangi bir görüşme gerçekleştirmediklerini belirtti. Çetin, Antalya il teşkilatı olarak bir temas kurmadıklarını vurgularken, AK Parti Genel Merkezi'nin belediye başkanlarıyla doğrudan bir görüşme yürütebileceğine işaret etti.
Öte yandan Antalya kamuoyunda partiler arası transfer tartışmaları sürerken, kulislerde Demre Belediye Başkanı Fahri Duran, Korkuteli Belediye Başkanı Saniye Caran ve görevini bağımsız sürdüren Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in AK Parti'ye geçiş yapmaya en yakın isimler olduğu ileri sürülüyor. Siyasi kamuoyu şimdi genel merkez düzeyinde yaşanabilecek olası gelişmelere kilitlenmiş durumda.